Home � Sanat ve Edebiyat

Goodbye Lenin! (2003)

 

GOODBYE LENİN !

 

 


Yönetmen: Wolfgang Becker (2003 yapımı)

IMDB

 

Bu yazı spoiler içermektedir!

  

        Film, 1978'de Sovyetler Birliği'ne ait İntercosmos projesi kapsamında, uzaya çıkan ilk Alman ünvanına sahip olan Sigmund Jahn' ı televizyonda gururla izleyen Alex'le (Daniel Brühl) başlar. Alex Kerner ve ailesi, Berlin Duvarı'nın Doğu Almanya tarafında yaşayan, sosyalizmle yatıp kalkan, halinden memnun ve sosyalist düşünceye uygun bir şekilde topluma faydalı olmaya çalışan, aktivist bir ailedir. Baba sonradan öğrendiğimiz sebeplerden dolayı onlarla değildir. Anne birgün, Alex'in bir toplu özgürlük eyleminde tutuklanmasına tanık olunca 8 ay süren bir komaya girer. Onun komada geçirdiği 8 ay içinde Berlin duvarı yıkılır, kapitalizm doğuya bütün yıkıcı ve komik alışkanlıklarıyla adeta "akar". Burger King, Coca Cola, İkea.. gibi filmde de göze sokulan ithal markaların gelişiyle, Doğu Almanya'da yaşayanların alışkın olduğu ve sevdiği kendi markalı ürünleri piyasadan kalkar, küçük aile bakkalları yerlerini büyük süpermarketlere bırakır, kıyafetler, renkler, müzikler, insan ilişkileri ve tüm yaşam alışkanlıkları hızla değişmeye başlar ama her şeyden önemlisi paranın değişimidir, hem birim olarak (Deutsch Mark gelir, eski paralar çöpe atılır),  hem de sembolik olarak. Çocukların bile ancak ufak bahşişler karşılığında komadan çıkan eski öğretmenlerine şarkı söylemeye gelişleri buna en çarpıcı örnektir bence filmde. Buna daha kolay uyum sağlayan gençler hallerinden memnunken, kapitalizmin belki de en çok vurduğu kesim olan yaşlıların, eskiye duydukları özlem ve "işe yaramaz" hale geldikleri için sistem dışına itilmeleri nedeniyle yaşadıkları zorluklar da nazikçe verilmiş filmde.


  

 Foto: Alex, annesinin istediği turşu ve reçelleri piyasada bulamadığı için, sağdan soldan ve çöpten bulabildiği eski kavanozlara doldurma işlemi yaparken


   Film özünde, Alex'in ve ablasının, annelerinin 8 ay sonra komadan uyandığında herhangi bir şok yaşamaması için, onda eski sistemin devam ettiği yanılgısını yaratarak, onu olası bir kalp krizinden korumak adına gösterdikleri çabayı anlatıyor gibi görünse de, inceden ve dahiyane bir kara mizah üslubuyla, sosyalizm-kapitalizm karşılaştırması yapıyor, bunu yaparken iki tarafa da aynı uzaklıkta durmaya çalışmasıyla tarafsız olmayı amaçlamış gibi yönetmen. Ama tabi ki bunların ötesinde, bir evladın annesi için yapabilecekleri, sevgi adına yapılan fedakarlıkların ne kadar kalıcı ve değerli olduğu da bu eleştiri kadar önemli bir tema filmde... Şefkatli bir duruşu var filmin kısacası.


 

 


 

    Kara komedi olması nedeniyle insanı güldüren sahneler de var ama kahkahalar uzun sürmeden hüzne dönüşüveriyor. Annenin, Alex uyurken, ilk kez yataktan çıkıp sokağa adım attığında gördüğü sahneye (hamalların getirip önüne koyduğu peluş mobilyalar, İsa resmi, leopar desenli abajur ve buna benzer komik tasarımlı aksesuarlar, arka fonda İKEA tabelası) ve bu sahne karşısındaki şaşkın bakışlarına gülerken, daha da arkadan geçen bir helikopterin taşıdığı elini kaldırmış dev Lenin heykeli(ki filme adını veren sahnedir bu), absürdlüğü nedeniyle bir an için insanı gülümsetse de, annenin ona bakarkenki ifadesi ve elini ona doğru elveda dercesine kaldırmasıyla, tebessümleri hemen hüzne dönüştürüyor mesela. Yine aynı şekilde, Alex arkadaşı Denis'in yardımıyla annesinin izlemesi için eskiden kalma "çakma" TV haberlerini yaparken de, tebessüm-hüzün karışımı duygular yaşatıyor. 

 

 


 

Filmden replikler:

 

Alex: "Annemin bıraktığı ülke, onun inandığı bir ülkeydi.Ama aslında hiç de öyle dışardan görüldüğü gibi bir ülke değildi.Artık var olmayan bir ülke, benim hatıralarımda hem annemle özdeşleşmiş olarak kalacak."


 

Sigmund Jahn: '" Sosyalizm bir duvarın arkasında yaşamak değildir.Diğerlerine ulaşabilmektir ve diğerleriyle yaşayabilmektir.Sadece daha iyi bir dünya hayali değil, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeye çalışmaktır."

 

 

Filmle ilgili birkaç bilgi:


 * Birçok ödülün yanısıra, "En iyi Avrupa filmi" ödülünü de almış olan filmin, kapitalizmin kalesi olan Amerika'da da en iyi yabancı film dalında Golden Globe adaylığı olması ilginç.


* Alex rolündeki arkadaş, The Edukators filminden de tanıdığımız Daniel Brühl. Film seçimleri ve başarılı oyunculuğuyla ustalara taş çıkartıyor. Anne rolündeki Katrin Sass'ı da çok beğendim.  


* Yazılanlara göre bu filmi izlemeyen Alman yokmuş.. haksız da sayılmazlar, tarihlerindeki çok önemli bir olayı anlatan bu filmde her iki tarafta da yaşayanlar için "duygulara ve anılara tercüman" olan bir film olsa gerek.


 * Orijinal senaryoda Denis karakteri, ismi Deniz olan obez bir Türkmüş, ama değiştirilmiş.

 

......Özetle izleyiniz bu filmi, benim uzun süredir arşivimde sıra bekleyerek duruyordu ve "izlemeden geçirdiğim günlere üzüldüğüm yapımlar" listemin başlarına oturdu.

 

Comments (2) -

öznur
Turkey öznur said:

epey önce izlemiştim filmi.ama o kadar güzel anlatılmış ki burada yeniden izleyeceğim.teşekkürler..

öznur
Turkey öznur said:

diyorlar ki almanya da bu filmi izlemeyen yokmuş nerde ise..acaba biz de hangi türk filmi herkes tarafından izlenmiştir..

Add comment




  Country flag
biuquote
  • Comment
  • Preview
Loading