Home � Sanat ve Edebiyat

You Dont Know Jack (2010)

 

 

 

YOU DONT KNOW JACK   (2010)

 

Yönetmen: Barry Levinson

Oyuncular: Al Pacino, Susan Sarandon, Brenda Vaccaro, Danny Huston,

                John Goodman...

 

                                  Ölmek, suç değildir

 

   Film "Doktor Ölüm" olarak Türkçe’ye çevrilmiş, aynı isimle de ün salmış patolog Dr. Jacob ‘Jack’ Kevorkian’ı anlatan gerçek olaylardan uyarlanarak çekilmiştir. (Not: Okuyacağınız yazı spoiler içermektedir)

 

   Dr. Kevorkian, insanların yaşam haklarını olduğu kadar ölüm haklarını da seçme özgürlükleri bulunduğunu savunur. Bu amaçla da ölümcül bir hastalığı olan veya iyileşme umudu bulunmayan hastaları için bir intihar makinesi yapar. Ötenaziden farklı olarak, hastanede yatmakta  olan hastanın isteğiyle yaşam desteğinin kesilmesi değildir bu; hastalar burada bizzat ölüm başvurusu yapar. Eğer Dr. Jack uygun görürse (ki bunun için geçerli kriterleri vardır) hasta, öldürücü ilaçların damar yoluyla verileceği bu makineye bağlanır ve ufak bir parmak hareketiyle makineyi çalışır hale getirir; önce uykuya dalar, sonra da acısız bir şekilde ölür (Eminim ki hayatımızın farklı dönemlerinde birçoğumuz, böyle bir seçim şansını hem kendimiz hem de yakınlarımız için hayal etmiş veya istemişizdir.) Dr. Jack ve dileyen hasta yakınları, işlem bitimine kadar intihar eden kişinin başında bekler. Bir nevi, hastanın intiharına yardımcı olmaktır Kevorkian’ın yaptığı; kişinin kendi ölümünü istediği şekilde, hastalıktan dolayı zaman içinde saygınlığını yitirmeden ve de acısız olarak seçmesidir.

 

   Bu süreçte yasalarda açıklar vardır. Kamuoyundan hem iyi hem kötü anlamda çok tepki alan bu gönüllü intihar yardımcısı doktor hukukla verdiği birçok savaşı kazansa da, özellikle dini grupların da baskı ve bezdirme girişimleriyle en sonunda ikinci dereceden cinayet suçuyla 15-20 yıl mahkumiyet alır.

 

   Jack’in esas yapmaya çalıştığı iş, bu hakkın insanlara yasal olarak verilmesini sağlamaktır; sonuçta kendisi de birgün bunu yapamayacak duruma gelecektir. Hastalarında ve ölüm döşeğindeki kendi annesinde gördüğü, ölmek ve kurtulmak için yalvaran, adeta acı çeken bakışları unutamayan Jack son ana kadar da bu hakkın savunucusu olur. “Bu hakkı sadece başkaları için değil, birgün gerekli olması halinde kendim için de istiyorum” der.

 

   Fakat dediğim gibi Dr. Jack’in de bu hakkı sunacağı hastalarıyla ilgili birtakım kriterleri vardır. Özellikle iyileşme umudu olmayan hastalıklar, motor nöron bozuklukları, Alzheimer semptomlarıyla seyreden sinir sistemi rahatsızlıkları ve kanser vakalrı bunların başında gelir. Diğer yandan, geçirdiği bir hastalık veya kaza sonrasında tamamen duygusal sebeplerle ölümü dileyen depresyon vakalarını geri çevirir. Her hastasıyla yaptığı ön görüşmeyi videoya kaydeder ve bu kayıtlar daha sonra, gerekli görüldüğü takdirde mahkemede değerlendirilir.

 

   Bana göre, hastasını gerçekten seven ve iyileşmeyeceğini bildiği halde göz göre göre onun hayatta tutulup acı çektirilmesine katlanamayan bir doktorun çabasını ve kendi hayatını bu uğurda feda edişini anlatıyor bu film. Ama tabii ki bu hassas bir konu, farklı görüşler olacaktır. Konusu itibariyle özellikle Mar adentro (İçimdeki Deniz) filmini hatırlatan, "Ramon Sampedro’nun da keşke Dr. Kevorkian gibi bir ölüm meleği olabilseydi" diye düşündüren bir film.

 


Gerçek hayattan bazı detaylar:

 

  • Jacob Kevorkian, 8 yıl 2 ay hapis yattıktan sonra 2007 yılında iyi halden şartlı tahliye ile serbest bırakılmıştır. Hapse girdiği yılda, doktor kontrollü intihar ABD’de sadece Oregon eyaletinde yasalken, şu anda Washington ve Montana’da da yasallaşmıştır. Hastanın 6 ay veya daha kısa ömrü kalmış olması ve akli dengesinin yerinde olduğunun saptanması şartı vardır. Ancak Kevorkian’ın bu eylemi gerçekleştirmesi veya yardımcı olması yasaktır. 1928 doğumlu Kevorkian hala hayatta olup,  “kendi ölümünü seçebilme” hakkının da hala sıkı bir savunucusudur.
  • Kevorkian, 1990-1998 yılları arasında en az 130 intihara yardım ettiğini söylemiştir.
  • Dini grupların pankart ve savlarında en çok görülen iki mesaj:  

“Tanrı'nın verdiğini ancak Tanrı geri alır”

“Bizi de öldürecek misin Jack?”


   Bana göre yukarıdakilere benzer demagojik söylemler bunca savaşın, kötülüğün ve çeşitli şekillerde işlenen insanlık suçlarının (sömürü, çocuk istismarları, insan ticareti, dinsel ve ırksal gerekçelerle yürütülen eylemler, tecavüz vb) olduğu bir dünyada gayet yüzeysel ve içi boş itirazlardan öte gitmiyor. Güya 'Tanrı'nın verdiğiyle' yetinip, uğradığı haksızlıklara veya çevresinde gördüğü suçlara karşı sessiz kalan, bunları kabullenip yoluna devam eden insanların olduğu bir dünya, iyi bir dünya değildir. Özetle insanların yaşamayı olduğu kadar ölmeyi de seçme hakkına sahip olması gerektiği konusunda Kevorkian'a katılıyorum.

 


Medya tarafından ortaya atılan, gerçekliği kanıtlanmamış ve Kevorkian ile destekçilerinin reddettiği bazı iddialar:

 

 - İntiharlarına yardım ettiği kişilerin % 60’ının ölümcül hastalığı olmaması

 - 19 vakada psikiyatrik değerlendirmenin eksik yapılması

 - 17 vakada kronik ağrı şikayeti olan hastaların, bir ağrı uzmanına gönderilmemiş olması

 - 3 otopside hastalık belirtisi görülmemesi

 - En az 19 hastanın Kevorkian’la sadece bir kez ön görüşme yapıp 24 saat sonrasında ölmesi

 

Filmle ilgili birkaç başka detay:

 

-  Jack, filmde bir iki yerde Ermenilerle ilgili bazı ifadeler kullanıyor; merak edip araştırınca şu bilgilere ulaştım: J. Kevorkian’ın babası Levon, 1915 yılındaki tartışmalı Ermeni soykırımında, Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarından kurtarılarak kaçırılıp Amerika’ya yerleştirilmiştir. Jack Amerika'da doğmuş, Ermeni asıllı bir Amerikan vatandaşıdır.

 

-  Film TV-filmi olarak çekilmiş ve sadece TV'da gösterilmiştir. Bu nedenle olsa gerek, Oscar ödüllerinde filmle ilgili bir adaylık göremedik; fakat Al Pacino 1 Golden Globe ve 1 Emmy kazanmış; film de senaryo yazarlığı dalında 1 Emmy ödülü kazanmış, onun dışında da birçok başka ödüle layık görülmüştür.

 

- Al Pacino’yu izlemeye alışkın olmadığımız bir rolde görüyoruz ve bence çok da güzel oturmuş role. Her zamanki başarılı oyunuculuğunu da yine sergilemiş.

 

 

 

 http://www.imdb.com/title/tt1132623/

 

Add comment




  Country flag
biuquote
  • Comment
  • Preview
Loading