{"id":134,"date":"2026-08-21T12:01:48","date_gmt":"2026-08-21T12:01:48","guid":{"rendered":"https:\/\/baharkilic.org\/?p=134"},"modified":"2026-08-21T13:37:45","modified_gmt":"2026-08-21T13:37:45","slug":"faydali-mutasyon-kavrami-ve-ornekleri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/baharkilic.org\/?p=134","title":{"rendered":"Faydal\u0131 mutasyon kavram\u0131 ve \u00f6rnekleri"},"content":{"rendered":"<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><em>&nbsp; &nbsp;<\/em>Mutasyonlar, canl\u0131 &ccedil;e\u015fitlili\u011finin en &ouml;nemli kaynaklar\u0131ndan birisidir. Evrim kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131n s\u0131kl\u0131kla &ouml;ne s&uuml;rd&uuml;\u011f&uuml; iddia, b&uuml;t&uuml;n mutasyonlar\u0131n&nbsp;<em>zararl\u0131<\/em>, dolay\u0131s\u0131yla da canl\u0131y\u0131 deforme eden, geli\u015ftirmeyen veya ona herhangi bir faydal\u0131 &ouml;zellik katmayan <em>anomaliler<\/em>&nbsp;olduklar\u0131d\u0131r. Bu iddia her ne kadar bilimsellikten uzak da olsa, kafalardaki soru kabaca anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r ve bu yaz\u0131n\u0131n amac\u0131 da o soruya cevap vermektir.<br \/><\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;&Ouml;ncelikle b&uuml;t&uuml;n mutasyonlar\u0131n zararl\u0131 oldu\u011funa ili\u015fkin bilgi hatas\u0131n\u0131 d&uuml;zeltmek gerekiyor: Genlerde meydana gelen mutasyonlar, <strong style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">faydal\u0131<\/strong>, <strong style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">etkisiz <\/strong>veya <strong style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">zararl\u0131<\/strong> olabilir.&nbsp;&Ouml;rne\u011fin,&nbsp;<em style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">E. coli<\/em>&nbsp;bakterilerinde g&uuml;nde yakla\u015f\u0131k 10 milyon, insanda g&uuml;nde yakla\u015f\u0131k 10.000 mutasyon meydana gelmektedir.&nbsp;&Ccedil;o\u011fu mutasyon zararl\u0131 de\u011fil, etkisizdir. Nachman ve Crowell, insanlarda nesil ba\u015f\u0131na yakla\u015f\u0131k 175 mutasyondan sadece 3&rsquo;&uuml;n&uuml;n zararl\u0131 oldu\u011funu &ouml;ng&ouml;rm&uuml;\u015ft&uuml;r.&nbsp;Belirgin etkileri olanlar\u0131n &ccedil;o\u011fu zararl\u0131d\u0131r, ama faydal\u0131 olanlar\u0131n oran\u0131 da evrim kar\u015f\u0131tlar\u0131nca &ouml;ne s&uuml;r&uuml;lenden &ccedil;ok daha fazlad\u0131r.&nbsp;Pop&uuml;lasyona yeni zararl\u0131 mutasyonlar eklendik&ccedil;e; do\u011fal se&ccedil;ilim, mevcut zararl\u0131 &ouml;zellikleri ortadan kald\u0131r\u0131r. De\u011fi\u015fen bir ortamda faydal\u0131 bir mutasyon meydana geldi\u011fi zaman, genellikle pop&uuml;lasyonda h\u0131zla yay\u0131l\u0131r <em>(Elena et al. 1996).<\/em>&nbsp;Bu nedenle zararl\u0131 mutasyonlar uzun s&uuml;re dayanamaz; faydal\u0131 mutasyonlar ise &ccedil;ok daha kal\u0131c\u0131d\u0131r.<\/span><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Fakat mutasyonlar,&nbsp;canl\u0131n\u0131n&nbsp;ihtiya&ccedil;lar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamaya &ccedil;al\u0131\u015fmazlar. Yani bir mutasyonun ger&ccedil;ekle\u015fip ger&ccedil;ekle\u015fmemesi, o mutasyonun organizma i&ccedil;in yararl\u0131 olup olmamas\u0131na ba\u011fl\u0131 de\u011fildir.&nbsp;Ayr\u0131ca mutasyonlar ba\u015flang\u0131&ccedil;ta zararl\u0131 bile olsalar, evrimsel s&uuml;re&ccedil;te yarara d&ouml;n&uuml;\u015febilir ya da bir ortamda zararl\u0131yken, ba\u015fka bir ortamda yararl\u0131 bir durum yaratabilirler.<\/span><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Her mutasyon&nbsp;evrime yol a&ccedil;maz ve yine her mutasyon evrim i&ccedil;in &ouml;nemli de\u011fildir. &Ouml;rne\u011fin&nbsp;otozomal&nbsp;h&uuml;crelerde meydana gelen mutasyonlar (yani bedensel mutasyonlar) sonraki nesillere aktar\u0131lmaz, &ccedil;&uuml;nk&uuml;<strong style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;sadece e\u015fey h&uuml;crelerindeki <\/strong><strong style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">kal\u0131tsal malzeme sonraki nesle aktar\u0131labilir.<\/strong><\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Bir di\u011fer &ouml;nemli nokta da \u015fudur: Mutasyonlar evrimde rol oynayan tek mekanizma de\u011fildir. Yani evrim, mutasyonlardan ibaret de\u011fildir. Ama mutasyonlar, pop&uuml;lasyonlara &ccedil;e\u015fitlilik ekleyen tek do\u011fal s&uuml;re&ccedil;tir. Se&ccedil;ilim ve genetik s&uuml;r&uuml;klenme ise &ccedil;e\u015fitlili\u011fi ortadan kald\u0131r\u0131r. Do\u011fal se&ccedil;ilim, &ccedil;evreyle ilgili bilginin, canl\u0131n\u0131n genomuna; dolay\u0131s\u0131yla da canl\u0131n\u0131n kendisine iletilmesini sa\u011flayan s&uuml;re&ccedil;tir <em>(Adami et al. 2000).<\/em>&nbsp;Do\u011fal se&ccedil;ilim, uyarl\u0131 olmayan &ccedil;e\u015fitlili\u011fi &ouml;nleyerek, canl\u0131ya &ccedil;evresiyle ilgili bilgi aktar\u0131r ve onun &ccedil;evresine daha uyumlu hale gelmesini sa\u011flar.<em>&nbsp;<\/em>Mutasyonlar yeni &ccedil;e\u015fitlilik yaratm\u0131yor olsayd\u0131, \u015fu anda se&ccedil;ilimin etki edece\u011fi bir &ccedil;e\u015fitlilik de olmazd\u0131. Yani do\u011fal se&ccedil;ilim zaten, mutasyonlar\u0131n pop&uuml;lasyonlara eklemi\u015f oldu\u011fu rastgele &ccedil;e\u015fitlilik &uuml;zerinde olu\u015fur. (Biyologlar bug&uuml;n mutasyonlar\u0131n, de\u011fi\u015fimin ana motoru olmayabilece\u011fini biliyor.&nbsp;DNA, genleri a&ccedil;\u0131p-kapatan proteinler taraf\u0131ndan da de\u011fi\u015ftirilebilir.&nbsp;Bu i\u015fleme&nbsp;<strong>cis-reg&uuml;lasyonu<\/strong>&nbsp;denir.&nbsp;Bir de&nbsp;<a href=\"http:\/\/tr.wikipedia.org\/wiki\/Epigenetik\">epigenetik<\/a>&nbsp;ad\u0131 verilen yeni ve dev bir &ccedil;al\u0131\u015fma alan\u0131 var.&nbsp;Bu iki kavram Darwin&#8217;in, genlerin orada &ouml;ylece pasif bir \u015fekilde duarak, &ccedil;evre \u015fartlar\u0131na g&ouml;re de\u011fi\u015ftikleri y&ouml;n&uuml;ndeki varsay\u0131m\u0131n\u0131 &ccedil;arp\u0131c\u0131 \u015fekilde de\u011fi\u015ftirir.&nbsp;&Ccedil;ok basit&ccedil;e ifade etmek gerekirse;&nbsp;biyologlar DNA&#8217;n\u0131n do\u011fal olarak se&ccedil;ilen &ouml;zellikleri ilerletebildi\u011fini ke\u015ffetmi\u015ftir.)<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;&nbsp; &nbsp;Bir di\u011fer &ouml;nemli nokta da mutasyonlar\u0131n rastgele ve rastlant\u0131sal olmas\u0131d\u0131r. Bu nedenle&nbsp;evrimi sadece mutasyonlardan ibaret sananlar\u0131n, evrimi de <em>\u015fans eseri <\/em>veya <em>tesad&uuml;fen<\/em> meydana gelen bir s&uuml;re&ccedil; \u015feklinde alg\u0131lamalar\u0131 do\u011fald\u0131r. Ancak<strong> do\u011fal se&ccedil;ilim, \u015fans\u0131n tam tersidir.&nbsp;&nbsp;<\/strong>Mutasyonlar\u0131n&nbsp;rastlant\u0131sall\u0131\u011f\u0131&nbsp;ile ilgili okunmas\u0131 gereken k\u0131sa bir yaz\u0131 i&ccedil;in <a href=\"http:\/\/evrimianlamak.org\/e\/Evrim_101Y:Mutasyonlar_raslant%C4%B1sald%C4%B1r\" target=\"_blank\">t\u0131klay\u0131n.<\/a><\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Burada basit ama bir o kadar da &ouml;nemli bir ayr\u0131m\u0131 yapmak gerekiyor: Bir mutasyonun &ldquo;faydal\u0131&rdquo; olmas\u0131, mutasyonun ger&ccedil;ekle\u015fti\u011fi genin sahibi olan canl\u0131 i&ccedil;in kullan\u0131lan bir kavramd\u0131r. Yani o canl\u0131daki mutasyonun &ldquo;insana&rdquo; faydal\u0131 olmas\u0131ndan bahsedilmemektedir. &Ouml;rne\u011fin insan genlerindeki bir mutasyon, e\u011fer insan i&ccedil;in faydal\u0131ysa, faydal\u0131 bir mutasyondur; ayn\u0131 \u015fekilde, &ouml;rne\u011fin bir bakteride meydana gelen mutasyon bakterinin ya\u015fam\u0131n\u0131 iyile\u015ftiriyorsa, faydal\u0131 bir mutasyondur. Bakteride meydana gelen faydal\u0131 bir mutasyon bakterinin &uuml;remesini kolayla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 i&ccedil;in insana zararl\u0131 olabilir, ama bundan dolay\u0131 ona zararl\u0131 mutasyon denmez. Yani ger&ccedil;ekle\u015fti\u011fi canl\u0131ya g&ouml;re fayda-zarar ili\u015fkisi g&ouml;zetilir. Bu konuda bile kafa kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ve &ccedil;arp\u0131tma olabildi\u011fi i&ccedil;in &ouml;zellikle belirtmek istedim.<\/span><\/p>\n<h3>Baz\u0131 faydal\u0131 mutasyonlar:<\/h3>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p style=\"padding-left: 30px;\"><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>1.&nbsp;CCR5 genindeki mutasyon HIV&#8217;den AIDS&#8217;e ge&ccedil;i\u015fi yava\u015flat\u0131r ve ayn\u0131 gende ger&ccedil;ekle\u015fen iki mutasyon, bir kimsenin HIV enfeksiyonuna kar\u015f\u0131 direncini artt\u0131r\u0131r<\/strong><\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;&nbsp; &nbsp; Bug&uuml;n, b&uuml;y&uuml;k bir evrim deneyinin i&ccedil;inde ya\u015f\u0131yoruz. G&ouml;zlerimizin &ouml;n&uuml;nde evrim ge&ccedil;irmekte olan ve AIDS hastal\u0131\u011f\u0131na neden olan HIV salg\u0131n\u0131..HIV denilen vir&uuml;s, 19. y&uuml;zy\u0131lda bilinmeyen, ancak \u015fimdi &ccedil;ok tan\u0131d\u0131k hale gelen bir organizma.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Evrim kar\u015f\u0131tlar\u0131 i&ccedil;in bile, HIV, de\u011fi\u015ferek &uuml;remenin kan\u0131t\u0131d\u0131r, &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu s&uuml;recin ger&ccedil;ekle\u015fmesine tan\u0131k oluyorlar. K\u0131sac\u0131k ge&ccedil;mi\u015finde vir&uuml;s&uuml;n yap\u0131s\u0131 de\u011fi\u015fim g&ouml;sterdi ve kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 yeni durumlara kar\u015f\u0131 uyum sa\u011flamay\u0131 ba\u015fard\u0131. &Ouml;l&uuml;m yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131nda hasta, kendisini enfekte etmi\u015f vir&uuml;sten, insanla kuyruksuz maymunlar aras\u0131ndaki fark kadar de\u011fi\u015fiklik g&ouml;sterebilen, vir&uuml;s&uuml;n torunlar\u0131n\u0131n yuvas\u0131 olmu\u015ftur art\u0131k. Bu sitede, HIV vir&uuml;s&uuml;n&uuml;n kendisinin ge&ccedil;irdi\u011fi evrimle ilgili ayr\u0131ca yay\u0131nlanm\u0131\u015f bir yaz\u0131 bulacaks\u0131n\u0131z, ama buradaki konumuz insanda meydana gelen faydal\u0131 bir mutasyon oldu\u011fu i&ccedil;in, vir&uuml;s&uuml;n do\u011fas\u0131na burda girmeyece\u011fiz.&nbsp;HIV vir&uuml;s&uuml;n&uuml;n ge&ccedil;irdi\u011fi evrimle ilgilenenler <a style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\" href=\"\/post\/2011\/03\/08\/HIV-virusu-ve-evrim\" target=\"_blank\">buradan&nbsp;<\/a>detayl\u0131 bir yaz\u0131ya ula\u015fabilirler.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;&nbsp; Konumuz insandaki bir genin u\u011frad\u0131\u011f\u0131 mutasyondur. <strong>C-C kemokin resept&ouml;r5 (CCR5)<\/strong>, insanlarda CCR5 geniyle kodlanm\u0131\u015f bir proteindir. CCR5, bask\u0131n olarak T h&uuml;crelerinde, makrofajlarda, dendritik h&uuml;crelerde ve mikrogliada etki g&ouml;sterir. Bu genin insandaki enflamatuar cevapta rol oynad\u0131\u011f\u0131 d&uuml;\u015f&uuml;n&uuml;lmektedir.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;&nbsp; Baz\u0131 pop&uuml;lasyonlar, <strong>Delta32 mutasyonunu <\/strong>kazanm\u0131\u015ft\u0131r ki bu mutasyon CCR5 genindeki genetik bilginin bir k\u0131sm\u0131n\u0131n silinmesine sebep olmu\u015ftur (32-bp segment silinmesi). Bu mutasyonu ta\u015f\u0131yan homozigot bireyler, HIV enfeksiyonuna kar\u015f\u0131 tamamen ya da k\u0131smen diren&ccedil;lidir.(yukarda s&ouml;yledi\u011fimiz gibi, homo-heterozigot olmas\u0131na g&ouml;re de\u011fi\u015fir.)<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;&nbsp;&nbsp;HIV, sald\u0131raca\u011f\u0131 h&uuml;crelere girmek i&ccedil;in bir &ouml;n resept&ouml;r olarak &ccedil;o\u011funlukla CCR5 veya CXCR4&rsquo;i kullan\u0131r. Delta32 mutasyonu ile, resept&ouml;r &ccedil;al\u0131\u015famaz hale geldi\u011fi i&ccedil;in HIV vir&uuml;s&uuml;n&uuml;n tutunmas\u0131 ve h&uuml;creye girmesi engellenir, bu alel genlerden 2 kopya olmas\u0131 , HIV i&ccedil;in daha da y&uuml;ksek bir diren&ccedil; olu\u015fturur.Bu aleller, Avrupal\u0131larda %5-14 oran\u0131nda bulunur, Afrika ve Asya&rsquo;da ise nadirdir.Bir&ccedil;ok &ccedil;al\u0131\u015fma, bu alellerden sadece birinin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n bile, HIV ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 ki\u015filerde A\u0130DS hastal\u0131\u011f\u0131n\u0131n olu\u015fmas\u0131n\u0131 2 y\u0131l geciktirdi\u011fini g&ouml;stermektedir.<\/span><\/p>\n<p style=\"padding-left: 30px;\"><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>2.&nbsp;Klamidya ve karanl\u0131\u011fa uyum<\/strong><\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;&nbsp; Klamidyalar, \u0131\u015f\u0131kta fotosentez yapabilen ama karanl\u0131kta da karbon kayna\u011f\u0131 olarak asetat\u0131 kullanarak az da olsa bir s&uuml;reli\u011fine b&uuml;y&uuml;yebilen bir t&uuml;r tek h&uuml;creli ye\u015fil alg t&uuml;r&uuml;d&uuml;r. Graham Bell, klamidyalar\u0131 karanl\u0131k ortamda y&uuml;zlerce nesil &uuml;retmeyi ba\u015fard\u0131 ve \u015f&ouml;yle bi sonu&ccedil; elde etti: Deneyin ilk ba\u015f\u0131nda baz\u0131 klamidyalar karanl\u0131kta gayet iyi b&uuml;y&uuml;rken, baz\u0131lar\u0131 hi&ccedil; b&uuml;y&uuml;me g&ouml;stermemi\u015fti. 600 jenerasyon sonra ise, klamidyalar\u0131n b&uuml;y&uuml;k &ccedil;o\u011funlu\u011fu karanl\u0131kta gayet iyi b&uuml;y&uuml;yebilir hale gelmi\u015fti. Pop&uuml;lasyonun hemen hepsi, karanl\u0131kta ya\u015famaya uygun hale getiren mutantlardan olu\u015fuyoru.Bu deney, faydal\u0131 mutasyonlar\u0131n pop&uuml;lasyondaki da\u011f\u0131l\u0131m\u0131n\u0131n, hayatta kalmak i&ccedil;in \u0131\u015f\u0131\u011fa nerdeyse ba\u011f\u0131ml\u0131 olan bir canl\u0131da ne kadar h\u0131zl\u0131 artt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve sonunda canl\u0131n\u0131n \u0131\u015f\u0131ks\u0131z ortamda sorunsuzca ya\u015fayabilir hale geldi\u011fini g&ouml;stermesi a&ccedil;\u0131s\u0131ndan &ouml;nemlidir.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p style=\"padding-left: 30px;\"><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>3.&nbsp;Domuz gribi vir&uuml;s&uuml; H1N1&prime;in ge&ccedil;irdi\u011fi mutasyon<\/strong><\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;&nbsp;&nbsp;California Teknoloji Enstit&uuml;s&uuml;&rsquo;nden -Nobel &ouml;d&uuml;ll&uuml;-&nbsp;<em>Prof. David Baltimore<\/em>&nbsp;ve ekibi, domuz gribi vir&uuml;s&uuml;n&uuml;n yay\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan bir mutasyonu tan\u0131mlad\u0131 ve&nbsp;<em>Science<\/em>&nbsp;dergisinde yay\u0131nlad\u0131.&nbsp;Domuz gribi&nbsp;vir&uuml;s&uuml; diye bilinen <strong>H1N1<\/strong>&prime;in baz\u0131 &ouml;rneklerinin zaten yararl\u0131 bir mutasyon ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 biliniyordu. Bu mutasyon, vir&uuml;s&uuml;n, &ccedil;o\u011falmas\u0131n\u0131 engelleyen bir ilaca (oseltamivir, piyasa ismi Tamiflu) kar\u015f\u0131 ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k kazanmas\u0131n\u0131 sa\u011fl\u0131yor, ama yan etki olarak vir&uuml;s&uuml;n yay\u0131lmas\u0131n\u0131 yava\u015flat\u0131yordu. Bu nedenle de fazla yay\u0131lam\u0131yor ve pek de ciddi bir sa\u011fl\u0131k sorununa d&ouml;n&uuml;\u015fecekmi\u015f gibi durmuyordu.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;&nbsp; Ancak 2007-2008 sezonundaki domuz gribi, hem diren&ccedil;liydi, hem de h\u0131zla yay\u0131ld\u0131. Yava\u015f olmas\u0131 beklenen diren&ccedil;li vir&uuml;s nas\u0131l olup da bu kadar h\u0131zlanm\u0131\u015ft\u0131? Antibiyotik direncini sa\u011flayan mutasyona ek olarak bu vir&uuml;sler, iki ayr\u0131 mutasyon daha ge&ccedil;irmi\u015fler, ve h\u0131zla &ccedil;o\u011falma yetene\u011fini kazanm\u0131\u015flard\u0131.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;&nbsp; Bu iki yararl\u0131 mutasyon, diren&ccedil;siz bir vir&uuml;ste birbiri ard\u0131na meydana gelmi\u015f ve diren&ccedil; kazand\u0131ran mutasyonun yava\u015flat\u0131c\u0131 etkisini ba\u015ftan azaltm\u0131\u015ft\u0131.&nbsp;B&ouml;ylelikle bunun&nbsp;ard\u0131ndan meydana gelen diren&ccedil; kazand\u0131r\u0131c\u0131 mutasyon bir zarar vermeden canl\u0131ya yarar sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131. Bu &uuml;&ccedil; mutasyon, vir&uuml;se o kadar yarar sa\u011flad\u0131 ki vir&uuml;s t&uuml;m d&uuml;nyaya k\u0131sa s&uuml;rede yay\u0131ld\u0131.<\/span><\/p>\n<p style=\"padding-left: 30px;\"><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;<strong>4.&nbsp;<\/strong><strong>Klebsiella aerogenes bakterisi ve fucose isomeraz enzimi<\/strong><\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>&nbsp; &nbsp;<\/strong>Robert Mortlock, <em>Klebsiella aerogenes<\/em> bakterisinin mutasyon ge&ccedil;irerek, daha &ouml;nce b&uuml;nyesinde s&uuml;rekli &uuml;retilmeyen bir enzimi <strong>(fucose isomeraz)<\/strong> s&uuml;rekli &uuml;retmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bulmu\u015ftur. Her daim kullan\u0131lmayan bu enzimin, s&uuml;rekli olarak &uuml;retilmesine y&ouml;nelik bu mutasyon, zararl\u0131 gibi g&ouml;r&uuml;nmektedir &ccedil;&uuml;nk&uuml; bakteri i&ccedil;in enerji ve kaynak israf\u0131d\u0131r. Ancak bu enzimin her an v&uuml;cutta bulunmas\u0131yla Klebsiella aerogenes bakterisi, daha &ouml;nce aral\u0131klarla metabolize edebildi\u011fi besinleri, her an kullanabilir hale gelmi\u015ftir. Dolay\u0131s\u0131yla ba\u015flang\u0131&ccedil;ta zararl\u0131 bir mutasyon olarak ortaya &ccedil;\u0131kan durum, sonunda faydal\u0131 hale gelmi\u015ftir.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p style=\"padding-left: 30px;\"><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>&nbsp;5.&nbsp;Bakterilerdeki antibiyotik direnci<\/strong><\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>&nbsp; &nbsp;<\/strong>Bilindi\u011fi &uuml;zere, s&uuml;rekli ve d&uuml;zensiz antibiyotik kullan\u0131m\u0131, bakterilerde bir s&uuml;re sonra o antibiyoti\u011fe kar\u015f\u0131 diren&ccedil; geli\u015fmesine sebep olur. &Ccedil;o\u011fu zaman, mutasyon sonucu geli\u015fen bu diren&ccedil;, bakterinin antibiyotiksiz ortamda ya\u015famas\u0131n\u0131 zorla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 bir durum da yarat\u0131r. Diren&ccedil;li bakteriler, antibiyoktiksiz ortamda mutasyona u\u011framam\u0131\u015f olanlara g&ouml;re daha yava\u015f ve zor &uuml;rer. Yani diren&ccedil; geli\u015fimi, antibiyotiksiz ortamda bakterinin &uuml;remesi ve &ccedil;o\u011falmas\u0131 ad\u0131na zararl\u0131 bir mutasyon olsa da; &nbsp;insan v&uuml;cuduna, yani antibiyotikli ortama giren ayn\u0131 bakteri i&ccedil;in faydal\u0131 bir durumdur.<\/span><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Bakterilerin antibiyotik direnci kazanmas\u0131n\u0131n farkl\u0131 genetik mekanizmalar\u0131 vard\u0131r:<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&bull; Kromozomda olu\u015facak bir mutasyon, en s\u0131k rastlananlardan biridir. Mesela bakterinin h&uuml;cre duvar\u0131nda yer alan proteinin geninde meydana gelen mutasyon, antibiyotiin bu proteine ba\u011flanmas\u0131na ve etkisini g&ouml;stermesine engel olur. Proteinin i\u015flevine bir zarar\u0131 olmayan bu mutasyon, onu antibiyotikten koruyarak bakteriye ya\u015famsal de\u011feri olan bir katk\u0131 yapm\u0131\u015f olur.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;&bull; Kimi bakteriler ise daha &ouml;nceden sahip olduklar\u0131 diren&ccedil; genlerini, antibiyoti\u011fin varl\u0131\u011f\u0131nda harekete ge&ccedil;irirler. Bu genler, genelde bakterilerin i&ccedil;inde yuvarlak DNA halkalar\u0131 olan plazmid yap\u0131lar\u0131nda ta\u015f\u0131n\u0131r ve bu plazmidlerin di\u011fer bakterilere aktar\u0131m\u0131, bakteri d&uuml;nyas\u0131nda ola\u011fand\u0131r.&nbsp;<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&bull; Vir&uuml;sler, bu diren&ccedil; genlerini bakteri genomuna sokabilir.&nbsp;<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Antibiyotik direncinin geli\u015fmesi, m&uuml;kemmel bir do\u011fal se&ccedil;ilim &ouml;rne\u011fidir. \u0130la&ccedil;lar\u0131n a\u015f\u0131r\u0131 yayg\u0131n ve kontrols&uuml;z kullan\u0131m\u0131 (&ouml;rne\u011fin, her burun ak\u0131nt\u0131s\u0131nda antibiyoti\u011fe sar\u0131lmak) hassas bakterileri &ouml;ld&uuml;r&uuml;rken, az say\u0131daki diren&ccedil;li bakterinin hayatta kalmas\u0131na ve zamanla bakteri pop&uuml;lasyonunda bu diren&ccedil;li bakteri n&uuml;fusunun artmas\u0131na sebep olur. Yap\u0131lan &ccedil;al\u0131\u015fmalarda g&ouml;r&uuml;lm&uuml;\u015ft&uuml;r ki, bakteriler eninde sonunda her antibiyoti\u011fe diren&ccedil; geli\u015ftirir (Neu, 10992). Bir bakteride evrilen bu diren&ccedil;, genetik mekanizmalar sayesinde h\u0131zla di\u011fer bakterilere de yay\u0131l\u0131r.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Sadece terimlerle ilgili karma\u015fadan yola &ccedil;\u0131karak ve s&ouml;zc&uuml;k oyunlar\u0131 yaparak bu s&uuml;re&ccedil;lere ba\u015fka anlamlar y&uuml;klemeye &ccedil;al\u0131\u015fmak, Bu k\u0131sm\u0131 ben ekledim: toplum sa\u011fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ilgilendiren b&ouml;ylesine &ouml;nemli bir t\u0131bbi konuda insanlar\u0131 yanl\u0131\u015f y&ouml;nlendirmekten ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Bug&uuml;n bildiklerimiz ve hastal\u0131klarla sava\u015fmam\u0131zda bize yol g&ouml;steren en &ouml;nemli veriler, evrim kuram\u0131ndan gelmektedir. Bakteriler her ge&ccedil;en g&uuml;n yeni geli\u015ftirilen ila&ccedil;lara da diren&ccedil; geli\u015ftirmektedir. Diren&ccedil;li bakteriler konjugasyon yoluyla yeni kazand\u0131klar\u0131 diren&ccedil; genlerini di\u011fer bakterilere de aktarabilirler. Bula\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 ve &ouml;ld&uuml;r&uuml;c&uuml; &ouml;zelliklerinden dolay\u0131 bu antibiyotik diren&ccedil;li organizmalar,<strong> <em>s&uuml;per bakteriler <\/em><\/strong><em>(<\/em><em>&ccedil;ok say\u0131da ilaca&nbsp;<\/em><em>diren&ccedil;li<\/em><em>&nbsp;<\/em><em>[<\/em><em>MDR<\/em><em>]&nbsp;<\/em><em>bakteriler) <\/em>olarak adland\u0131r\u0131l\u0131rlar. Hastal\u0131klarla m&uuml;cadeledeki ba\u015far\u0131m\u0131z, evrim mekanizmalar\u0131 hakk\u0131nda bildiklerimize ve bu konuda yap\u0131lacak olan yeni ke\u015fiflere ba\u011fl\u0131d\u0131r.&nbsp;<\/span><span style=\"font-size: small;\"><span style=\"font-family: verdana, geneva;\">Antibiyotik direnciyle ilgili burada al\u0131nt\u0131 yapt\u0131\u011f\u0131m yaz\u0131n\u0131n tamam\u0131n\u0131 okumak i&ccedil;in <\/span><a style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\" href=\"\/post\/2012\/08\/12\/Bakterilerde_gelisen_antibiyotik_direnci\" target=\"_blank\">t\u0131klay\u0131n.<\/a><\/span>&nbsp;<\/p>\n<p style=\"padding-left: 30px;\"><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>6.&nbsp;Drosophila&#8217;da kanatlar\u0131n b&uuml;y&uuml;mesini durduran mutasyonlar<\/strong><\/span><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>&nbsp;<\/strong><\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>&nbsp;<\/strong><\/span><span style=\"font-size: small; font-family: verdana, geneva;\">&nbsp; &nbsp;Bu mutasyonlar, sine\u011fin \u015fiddetli r&uuml;zgarlar bulunan adalarda sa\u011f kalma yetene\u011fini geli\u015ftirmekte ve mutant bireyler i&ccedil;in faydal\u0131 hale gelmektedir.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p style=\"padding-left: 30px;\"><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>7.&nbsp;Sitrik asit t&uuml;ketmeye ba\u015flayan bakteriler<\/strong><\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp; &nbsp; Prof. <em>Richard Lenski<\/em>&rsquo;nin, laboratuvarda g&ouml;zlenmi\u015f bir mutasyonu tarif eden &ldquo;uzun vadeli evrim&#8221; deneyi i&ccedil;in <a href=\"\/post\/2011\/08\/19\/Evrimi-Deneyle-Gozlemek-ve-Ogrenmek-Isteyenlere-Lenski-Deneyi\" target=\"_blank\">t\u0131klay\u0131n<\/a>.&nbsp;Bu deneyde, &ouml;zetle, ba\u015flang\u0131&ccedil;ta ortamdaki sitrik asiti enerji kayna\u011f\u0131 olarak kullanamayan bakteriler, hi&ccedil;bir m&uuml;dahale alt\u0131nda kalmadan, kendili\u011finden mutasyon ge&ccedil;irerek bu maddeden istifade edebilir hale geldi.&nbsp;&nbsp;Bu deney 1988 y\u0131l\u0131nda, 12 &ouml;zde\u015f&nbsp;<strong style=\"font-family: verdana, geneva;\"><em style=\"font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;\">Escherischia coli<\/em><\/strong>&nbsp;(koli basili) ekiniyle ba\u015flat\u0131ld\u0131. Yani bakteri, deney boyunca bir deney t&uuml;p&uuml;n&uuml;n i&ccedil;inde kendisine uygun bir ortamda yeti\u015ftirildi. Her g&uuml;n (yani 6-7 nesilde bir), eldeki bakterilerin %10&#8217;u yeni bir t&uuml;pe aktar\u0131l\u0131rken, geri kalan %90&#8217;\u0131 &ccedil;&ouml;pe at\u0131ld\u0131. Yaln\u0131z her 500 nesilde bir, normalde &ccedil;&ouml;pe gidecek bu %90&#8217;l\u0131k k\u0131s\u0131m derin dondurucuya kondu. Bakterileri donuk \u015fekilde saklamak, gerekti\u011finde &ccedil;&ouml;z&uuml;p &uuml;zerinde tahlil yapmak m&uuml;mk&uuml;n oldu\u011fundan, bakterilerin zaman i&ccedil;inde bir ar\u015fivi tutulmu\u015f oldu. Deney boyunca bu bakteriler, i&ccedil;inde az miktarda glukoz ve bol miktarda sitrik asit bulunan s\u0131v\u0131 ortamda yeti\u015ftirildiler, ancak sitrik asiti kullanma imk&acirc;nlar\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131ndan yaln\u0131zca glukozla idare ettiler. Ne var ki&nbsp;<strong>33.127 nesil sonra<\/strong> t&uuml;plerin birindeki bakterilerin birden bire sitrik asiti kullanmaya ba\u015flad\u0131klar\u0131 fark edildi. Bunun &uuml;zerine ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar donuk bakteri ar\u015fivlerini a&ccedil;\u0131p &ouml;nceki nesillerden bakterileri inceleyince g&ouml;rd&uuml;ler ki sitrik asiti kullanabilen bakteriler yakla\u015f\u0131k 31.500. nesilde ortaya &ccedil;\u0131km\u0131\u015f, ve say\u0131lar\u0131 biraz dalgalan\u0131p 33127. nesilde patlam\u0131\u015ft\u0131. Bu dalgalanmalar\u0131, bu bakterilerde tek bir mutasyonun de\u011fil, birden &ccedil;ok mutasyonun bu yeni beceriyi sa\u011flad\u0131\u011f\u0131na yoruyorlar.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;&nbsp; Bakterilerin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 fiziksel \u015fartlar deney boyunca sabit oldu\u011fundan ve bu bakterilere yatay gen aktar\u0131m\u0131n\u0131 engellemek i&ccedil;in hareketli genlerden ar\u0131nd\u0131r\u0131lm\u0131\u015f ortamlar kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan, bu sitrik asit kullanma becerisinin kendili\u011finden meydana gelen mutasyonlara ba\u011fl\u0131 oldu\u011fundan eminler.&nbsp;Lenski ve meslekta\u015flar\u0131 \u015fimdi bu sitrik asiti kullanma becerisinin tam olarak hangi genlerdeki mutasyonlara ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu ve bu genlerin hangi h&uuml;cresel d&uuml;zenekler yoluyla yarar sa\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131yorlar.<\/span><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>&nbsp;<\/strong><\/span><\/p>\n<p style=\"padding-left: 30px;\"><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>&nbsp;8.&nbsp;Bulunduklar\u0131 zeminin rengine uyum sa\u011flayan fareler<\/strong><\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>&nbsp;<img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"\/image.axd?picture=2013%2f12%2femily+key.jpg\" alt=\"\" width=\"393\" height=\"381\" \/><\/strong><\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>\u015eekil 1.<\/strong> Hoekstra ve ekibi, ayn\u0131 t&uuml;rden ama farkl\u0131 renk t&uuml;y ta\u015f\u0131yan farelerdeki yararl\u0131 de\u011fi\u015finimi tan\u0131mlad\u0131. Bu foto\u011frafta fareler do\u011fadakine z\u0131t zemin &uuml;zerinde g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.<em> (Foto\u011fraf: Emily Key)<\/em><\/span><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>&nbsp;<\/strong><\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;&nbsp; Ara\u015ft\u0131rma, ABD&rsquo;deki bir kumulda ve etraf\u0131ndaki toprak b&ouml;lgede ya\u015fayan fareler (<em>Peromyscus maniculatus<\/em>) &uuml;zerinde yap\u0131ld\u0131 . Bu farelerden, a&ccedil;\u0131k renkli kumul &uuml;zerinde ya\u015fayanlar\u0131n a&ccedil;\u0131k renkli t&uuml;ylere, koyu renkli topraklarda ya\u015fayanlar\u0131n ise koyu renkli t&uuml;ylere sahip oldu\u011funu g&ouml;ren Dr. Hopi Hoekstra ve meslekta\u015flar\u0131, bu durumun farelerin y\u0131rt\u0131c\u0131 ku\u015flardan gizlenmelerini sa\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve dolay\u0131s\u0131yla bu uyumun yararl\u0131 bir mutasyonun &uuml;r&uuml;n&uuml; oldu\u011funu &ouml;ng&ouml;rd&uuml;ler. Bunu s\u0131namak i&ccedil;in bu farelerin kal\u0131t\u0131m bilgisini incelediklerinde, bu uyumdan tek bir gendeki (Agouti) mutasyonun sorumlu oldu\u011funu buldular. Yapt\u0131klar\u0131 topluluk kal\u0131t\u0131m\u0131 hesaplamalar\u0131 bu mutasyonun bundan 4.000 y\u0131l &ouml;nce meydana geldi\u011fini g&ouml;sterdi\u011fi i&ccedil;in, ve yerbilimsel &ccedil;al\u0131\u015fmalar bu co\u011frafi b&ouml;lgenin 8.000-10.000 y\u0131l &ouml;nce olu\u015ftu\u011funu g&ouml;sterdi\u011fi i&ccedil;in, bu mutasyonun farelerin buraya g&ouml;&ccedil; etmesinden sonra meydana geldi\u011fi sonucuna vard\u0131lar.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;&nbsp; Hoekstra ve ekibi bu mutasyonun etki \u015feklini de a&ccedil;\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturdu: Mutasyon, genin protein kodlayan k\u0131sm\u0131nda de\u011fil, o proteinden ne kadar &uuml;retilece\u011fini belirleyen k\u0131sm\u0131nda meydana geldi. Yani fare asl\u0131nda tamamen ayn\u0131 proteinleri &uuml;retiyor ama daha fazla &uuml;retti\u011fi i&ccedil;in koyu renkli pigment (t&uuml;ylere rengini veren madde) azal\u0131yor ve t&uuml;yler daha a&ccedil;\u0131k renkli oluyor. Hoekstra&rsquo;n\u0131n &ouml;\u011frencileri \u015fimdi bu de\u011fi\u015fimlerin DNA&rsquo;n\u0131n tam olarak neresinde meydana geldi\u011fini bulmaya &ccedil;al\u0131\u015f\u0131yor.<\/span><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>&nbsp;<\/strong><\/span><\/p>\n<p style=\"padding-left: 30px;\"><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong><em>9.&nbsp;Lucilia cuprina<\/em>&nbsp;t&uuml;r&uuml; sineklerin zehire kar\u015f\u0131 diren&ccedil;leri<\/strong><\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><em>&nbsp;&nbsp; Lucilia cuprina<\/em>&nbsp;t&uuml;r&uuml; sineklerin, zehire kar\u015f\u0131 diren&ccedil;leri, bir nokta mutasyonuna ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bu zehir, asetilkolinesteraz adl\u0131 enzimi hedef al\u0131r, ona ba\u011flan\u0131r ve onu g&ouml;revini yerine getirmekten al\u0131koyar. Asetilkolinesteraz enziminin bu sinekteki kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 E3 &uuml;zerinde &ccedil;al\u0131\u015fan ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar, bu enzimden sorumlu olan geni incelediklerinde, be\u015f ayr\u0131 nokta mutasyonu saptad\u0131lar. Bunlardan hangisinin veya hangilerinin bu diren&ccedil;ten sorumlu oldu\u011funu ara\u015ft\u0131r\u0131rken, ipucu, ayn\u0131 direnci g&ouml;steren ba\u015fka bir sinek t&uuml;r&uuml;nden (<em>Torpedo californica<\/em>) geldi: Bu sinekler ayn\u0131 direnci, bu be\u015f mutasyondan yaln\u0131zca biri ile elde etmi\u015flerdi. Ayr\u0131ca, ancak bu mutasyonla etkilenen amino asit, enzimin i\u015flevini de\u011fi\u015ftirebilecek bir noktada yer al\u0131yordu. Bunun &uuml;zerine ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar bu mutasyonlarla meydana gelen enzimlerden hangisinin organofosfatlar\u0131 par&ccedil;alayabilece\u011fini incelediler ve &ouml;ng&ouml;rd&uuml;kleri sonucu elde ettiler: Enzimin 137&rsquo;nci amino asiti glisinden aspartik asite d&ouml;n&uuml;\u015fm&uuml;\u015f, bu da GGT diziliminin GAT&rsquo;ye d&ouml;n&uuml;\u015fmesiyle olmu\u015ftu . Ve bu mutasyon, bu enzime, kendini etkisizle\u015ftiren zehiri par&ccedil;alama &ouml;zelli\u011fi kazand\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Yani tek bir baz\u0131n de\u011fi\u015fimi, bu sinekleri &ouml;l&uuml;mden kurtarm\u0131\u015ft\u0131.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p style=\"padding-left: 30px;\"><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>10.&nbsp;Akdeniz Kans\u0131zl\u0131\u011f\u0131 (=Thalasemi, AK) ve s\u0131tmaya yakalanmayan bireyler<\/strong><\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;&nbsp; Bir kromozomda belirli bir genin iki kopyas\u0131 (alel) bulunur. Akdeniz kans\u0131zl\u0131\u011f\u0131 hastal\u0131\u011f\u0131, ilgili genin her iki aleli de mutasyon gerirmi\u015fse meydana gelir. Bu ki\u015filerde alyuvarlardaki hemoglobin molek&uuml;l&uuml; g&ouml;revini yerine getiremez.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><img decoding=\"async\" src=\"\/image.axd?picture=2011%2f5%2fakdenizkansizligi2.png\" alt=\"\" \/><\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: center;\"><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>\u015eekil 2.<\/strong> Akdeniz kans\u0131zl\u0131\u011f\u0131 geninin iki kopyas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan (k\u0131rm\u0131z\u0131) bireyler bu hastal\u0131\u011fa yakalan\u0131rken, tek kopyas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan (mor) bireyler Akdeniz kans\u0131zl\u0131\u011f\u0131na yakalanmadan s\u0131tma hastal\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 diren&ccedil; kazan\u0131rlar.&nbsp;<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Bir mutasyona u\u011fram\u0131\u015f, bir normal alel ta\u015f\u0131yan bireylerse AK&rsquo;na yakalanmad\u0131klar\u0131 gibi, s\u0131tma hastal\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 ba\u015fka insanlarda g&ouml;r&uuml;lmeyen bir <strong>diren&ccedil;<\/strong> kazan\u0131rlar. Peki bu diren&ccedil; nas\u0131l olu\u015fur? Baz\u0131 uzmanlar, AK genini ta\u015f\u0131yan bireylerde s\u0131tma mikrobunun ya daha az &ccedil;o\u011falma f\u0131rsat\u0131 buldu\u011funu ya da i&ccedil;inde yuvaland\u0131klar\u0131 ar\u0131zal\u0131 alyuvarlar\u0131n dalakta par&ccedil;alanmas\u0131yla &ouml;ld&uuml;r&uuml;ld&uuml;klerini d&uuml;\u015f&uuml;n&uuml;yorlar. Bunun nas\u0131l oldu\u011funa hen&uuml;z kesin bir a&ccedil;\u0131klama getirilmemi\u015f olsa bile, bu mutasyonun yararl\u0131 etkisi ortada: S\u0131tman\u0131n &ccedil;ok g&ouml;r&uuml;ld&uuml;\u011f&uuml; b&ouml;lgelerdeki AK oran\u0131n\u0131n, s\u0131tman\u0131n g&ouml;r&uuml;lmedi\u011fi b&ouml;lgelere g&ouml;re y&uuml;ksek oldu\u011fu biliniyor. Belli ki s\u0131tmaya yakalanmaktan koruyan bir gen, belirli \u015fartlarda zararl\u0131 olmas\u0131na ra\u011fmen, s\u0131tma kar\u015f\u0131s\u0131nda yarar sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 i&ccedil;in o canl\u0131da bar\u0131nabiliyor.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p style=\"padding-left: 30px;\"><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;<strong>11.&nbsp;Naylon lineer oligomer hidrolaz enzimi <\/strong><\/span><\/p>\n<p style=\"padding-left: 30px;\"><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">Konuyla ilgili yaz\u0131ya ula\u015fmak i&ccedil;in <a href=\"\/post\/2011\/03\/07\/Faydal%C4%B1-mutasyonlar\">t\u0131klay\u0131n<\/a>.<\/span><\/p>\n<p style=\"padding-left: 30px;\"><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>&nbsp;12.&nbsp;&Ccedil;\u0131plak k&ouml;r farenin &ouml;len genleri<\/strong><\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Do\u011fu Afrika&#8217;n\u0131n kurak b&ouml;lgelerinde ya\u015fayan &ccedil;\u0131plak k&ouml;r fareler (<em>Heterocephalus glaber<\/em>) tamamen t&uuml;ys&uuml;z, 10 cm. boyunda, Kemirgenler tak\u0131m\u0131na ait hayvanlard\u0131r. Di\u015fleriyle a&ccedil;t\u0131klar\u0131 yer alt\u0131 t&uuml;nellerinde ya\u015far, &ccedil;o\u011funlukla k&ouml;k yerler. Yer alt\u0131nda karanl\u0131kta ya\u015fad\u0131klar\u0131 i&ccedil;in &ccedil;\u0131plak k&ouml;r farelerin g&ouml;rme yetileri evrimsel s&uuml;re&ccedil;te k&ouml;relmi\u015ftir; t\u0131pk\u0131 k&ouml;stebekler ve Anadolu ve Ortado\u011fu&#8217;da yayg\u0131n bir tar\u0131m zararl\u0131s\u0131 olan k&ouml;r fareler gibi.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;&Ccedil;\u0131plak k&ouml;r farenin genomu ve transkriptomu Ekim 2011 tarihinde <em>Nature<\/em> dergisinde <a href=\"http:\/\/www.nature.com\/nature\/journal\/v479\/n7372\/full\/nature10533.html\" target=\"_blank\">yay\u0131mland\u0131.<\/a> Sonu&ccedil;lar, bu ilgin&ccedil; hayvan\u0131n genetik evrimine ve kimi &ouml;zelliklerini nas\u0131l kaybetti\u011fine \u0131\u015f\u0131k tutuyor.&nbsp;Genom dizisi, &ccedil;\u0131plak k&ouml;r farenin fare ve s\u0131&ccedil;andan 73 milyon y\u0131l &ouml;nce ayr\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 g&ouml;sterdi. Kemirgenler ve -insan dahil- primatlar\u0131n ise 93 milyon y\u0131l &ouml;nce ayr\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 bilinmekte. Yani &ccedil;\u0131plak k&ouml;r fare, kemirgen tak\u0131m\u0131ndan da olsa, farelerin ancak &ccedil;ok uzak bir akrabas\u0131.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"\/image.axd?picture=2011%2f12%2ffare.jpg\" alt=\"\" width=\"414\" height=\"347\" \/><\/span><\/p>\n<p style=\"text-align: center;\"><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">Foto\u011frafta, &ccedil;\u0131plak k&ouml;r fare g&ouml;r&uuml;lmektedir.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;&Ccedil;&ouml;z&uuml;mlemenin as\u0131l ilgin&ccedil; k\u0131sm\u0131ysa &ccedil;\u0131plak k&ouml;r fare genomundaki i\u015flevini yitiren, k\u0131saca <em>&ouml;len genlerdi.<\/em> Genlerin i\u015fleyi\u015flerine dair bilgi da\u011farc\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 kullanarak, bir canl\u0131n\u0131n hangi genlerinin art\u0131k i\u015flevini yitirdi\u011fini bulabiliriz. &Ouml;rne\u011fin o genin DNA dizisini silen veya proteine ba\u011flanma yetene\u011fini bozan bir mutasyon ger&ccedil;ekle\u015firse, gen art\u0131k protein &uuml;retemez hale gelir, bir di\u011fer deyi\u015fle &ouml;l&uuml;r. E\u011fer genin canl\u0131 i&ccedil;in &ouml;nemi kalmam\u0131\u015fsa, mutasyonlar\u0131n da zarar\u0131 kalmaz, hatt&acirc; faydal\u0131 bile olabilirler.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;&Ccedil;\u0131plak k&ouml;r farenin genomunda da bu \u015fekilde &#8216;&ouml;len&#8217; genlerin, art\u0131k kullan\u0131lmayan i\u015flevlere ait oldu\u011fu bulundu. &Ouml;rne\u011fin &ouml;len genler aras\u0131nda g&ouml;rme ve &uuml;remeyle ilgili genler &ouml;ne &ccedil;\u0131k\u0131yordu. Bu de\u011fi\u015fimlerin, k&ouml;r farelerin karanl\u0131kta g&ouml;rsel duyular\u0131n\u0131 kullanmamalar\u0131, &ouml;te yandan koloni ya\u015fam\u0131nda cinsel rekabetin ortadan kalkmas\u0131yla ilgili oldu\u011funu tahmin etmek zor de\u011fil. Keza g&ouml;rme, v&uuml;cut \u0131s\u0131nmas\u0131 ve ac\u0131 hissiyle ilgili kimi temel genlerde, i\u015flevlerini bozmas\u0131 muhtemel mutasyonlar\u0131n birikti\u011fi g&ouml;r&uuml;ld&uuml;.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Ekip, ayr\u0131ca &ccedil;\u0131plak k&ouml;r fare genomunu di\u011fer memelilerle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rarak, bu canl\u0131da hangi genlerin pozitif se&ccedil;ilime u\u011frad\u0131\u011f\u0131, yani evrimsel zaman i&ccedil;inde &#8216;yararl\u0131&#8217; mutasyonlar biriktirdiklerini tespit etti. Bu tip 45 gen i&ccedil;inde telomerlerle ilgili iki gen dikkat &ccedil;ekti. Telomerler h&uuml;cre b&ouml;l&uuml;nmesi ve &ouml;mr&uuml;n&uuml; belirleyen kromozom yap\u0131lar\u0131 oldu\u011fu i&ccedil;in, telomerleri etkileyen genlerdeki de\u011fi\u015fimler de &ccedil;\u0131plak k&ouml;r farenin a\u015f\u0131r\u0131 uzun &ouml;mr&uuml;ne katk\u0131da bulunuyor olabilir.&nbsp;Bu canl\u0131yla yap\u0131lan en yeni &ccedil;al\u0131\u015fma da ayn\u0131 \u015fekilde, hayvan\u0131n y&uuml;ksek karbondioksit bulunan ortamda ya\u015famas\u0131 nedeniyle ge&ccedil;irdi\u011fi bir mutasyonun iyon kanallar\u0131nda yaratt\u0131\u011f\u0131 de\u011fi\u015fikli\u011fin, t&uuml;r&uuml;n hayatta kalmas\u0131n\u0131 sa\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g&ouml;stermi\u015ftir.<\/span><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Yararlan\u0131lan ve al\u0131nt\u0131 yap\u0131lan kaynaklar:<\/strong><\/span>&nbsp;<\/p>\n<ul>\n<li>\n<div><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">Lin, E.C.C., &amp; Wu, T.T. (1984) Functional divergence of the L-Fucose system in Escherichia coli. In R.P. Mortlock (ed.), &#8220;Microorganisms as Model Systems for Studying Evolution&#8221; (pp. 135-164) Plenum, New York.<\/span><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>3, 7, 8, 9 ve 10. <\/strong>maddeler &Ccedil;a\u011fr\u0131 Yalg\u0131n&#8217;\u0131n <a href=\"http:\/\/cagriyalgin.blogspot.com\/search\/label\/makale\">Bilim G&uuml;ncesi <\/a>adl\u0131 blogunda kaleme ald\u0131\u011f\u0131&nbsp;yaz\u0131s\u0131ndan al\u0131nt\u0131lar i&ccedil;ermektedir.<\/span><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">Hartley, B.S. (1984), Experimental evolution of ribitol dehydrogenase. In R.P. Mortlock (ed.), &#8220;Microorganisms as Model Systems for Studying Evolution&#8221; (pp. 23 &#8211; 54) Plenum, New York.<\/span><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">Graham Bell&rsquo;in &#8220;Selection &#8211; The Mechanism of Evolution&#8221; kitab\u0131<\/span><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">Kinoshita, et. al.,&nbsp;Eur. J. Biochem. 116, 547-551 (1981), FEBS 1981.<\/span><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><a style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\" href=\"http:\/\/www.gate.net\/~rwms\/EvoMutations.html\" target=\"_blank\">The Evolution Evidence Page<\/a><\/span><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><a href=\"http:\/\/www.buzzle.com\/articles\/science\/\">Buzzle Sceince articles<\/a><\/span><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">SoL Bilim; <a href=\"http:\/\/haber.sol.org.tr\/bilim-teknoloji\/esrarengiz-ciplak-kor-farenin-genomu-dizilendi-haberi-47468\">Esrarengiz &ccedil;\u0131plak k&ouml;r farenin genomu dizilendi<\/a><\/span><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">E. S. J. Smith, D. Omerbasic, S. G. Lechner, G. Anirudhan, L. Lapatsina, G. R. Lewin.&nbsp;The Molecular Basis of Acid Insensitivity in the African Naked Mole-Rat.&nbsp;Science, 2011; 334 (6062): 1557 DOI:&nbsp;<a href=\"http:\/\/dx.doi.org\/10.1126\/science.1213760\" target=\"_blank\">10.1126\/science.1213760<\/a>&nbsp;Yay\u0131n tarihi 16 Aral\u0131k 2011.<\/span><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">Harun Yahya Safsatas\u0131 ve Evrim Ger&ccedil;e\u011fi kitab\u0131ndaki ilgili b&ouml;l&uuml;m, Bo\u011fazi&ccedil;i &Uuml;. Molek&uuml;ler Biyoloji ve Genetik B&ouml;l&uuml;m&uuml;-Mehmet Do\u011fan; Bilim ve Gelecek Kitapl\u0131\u011f\u0131 (s.214)<\/span><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">Drawz, S. M.; Bonomo, R. A. (2010). &#8220;Three Decades of &beta;-Lactamase Inhibitors&#8221;. Clinical Microbiology Reviews, 10.1128\/CMR.00037-09.<\/span><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">I\u015f\u0131n Akyar; S&uuml;per Bakteriler \u0130&ccedil;in Antibiyotik Aray\u0131\u015f\u0131, Ac\u0131badem &Uuml;niversitesi Sa\u011fl\u0131k Bilimleri Dergisi. Cilt: 1. Say\u0131: 2. Nisan 2010.<\/span><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">Elena, S. F., V. S. Cooper and R. E. Lenski. 1996. Punctuated evolution caused by selection of rare beneficial mutations. Science 272: 1802-1804.<\/span><\/div>\n<\/li>\n<\/ul>\n<h3><strong>&nbsp;\u015eunlar da ilgin<\/strong><strong>izi &ccedil;ekebilir:<\/strong><\/h3>\n<ul>\n<li>\n<div><a href=\"\/post\/2015\/03\/18\/Beynimizin_evrimsel_surecte_buyumesinde_rol_oynayan_bir_gen_bulundu\">Beynimizin evrimsel s&uuml;re&ccedil;te b&uuml;y&uuml;mesinde rol oynayan bir gen bulundu<\/a><strong><br \/><\/strong><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><a href=\"\/post\/2011\/03\/07\/Faydal%C4%B1-mutasyonlar\">Naylon yiyen bakteriler ve HIV vir&uuml;s&uuml;n&uuml;n mutasyonlar\u0131<\/a><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><a href=\"\/post\/2011\/04\/21\/Evrimdeyanlisanlasilan\">Evrimde yanl\u0131\u015f anla\u015f\u0131lan h\u0131z problemi<\/a><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><a href=\"\/post\/2011\/12\/21\/Ciplak-kor-fareyi-aside-karsi-tepkisiz-yapan-seyin-iyon-kanallari-oldugu-bulundu\">&Ccedil;\u0131plak k&ouml;r fare bilmecesi &ccedil;&ouml;z&uuml;l&uuml;yor<\/a><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><a href=\"\/post\/2012\/08\/12\/Bakterilerde_gelisen_antibiyotik_direnci\">Bakterilerde geli\u015fen antibiyotik direnci<\/a><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><a href=\"\/post\/2015\/04\/25\/Dogada_Dengeleri_Sarsan_Silah_zehir\">Do\u011fada dengeleri sarsan silah: Zehir<\/a><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><a href=\"\/post\/2014\/04\/09\/Genomlarimizin_isiginda_primat_kokenimiz\">Genomlar\u0131m\u0131z\u0131n \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda primat k&ouml;kenimiz<\/a><\/div>\n<\/li>\n<\/ul>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>&nbsp; &nbsp;Mutasyonlar, canl\u0131 &ccedil;e\u015fitlili\u011finin en &ouml;nemli kaynaklar\u0131ndan birisidir. Evrim kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131n s\u0131kl\u0131kla &ouml;ne s&uuml;rd&uuml;\u011f&uuml; iddia, b&uuml;t&uuml;n mutasyonlar\u0131n&nbsp;zararl\u0131, dolay\u0131s\u0131yla da canl\u0131y\u0131 deforme eden, geli\u015ftirmeyen veya ona herhangi bir faydal\u0131 &ouml;zellik katmayan anomaliler&nbsp;olduklar\u0131d\u0131r. Bu iddia her ne kadar bilimsellikten uzak da olsa, kafalardaki soru kabaca anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r ve bu yaz\u0131n\u0131n amac\u0131 da o soruya cevap vermektir. &nbsp; &nbsp;&Ouml;ncelikle b&uuml;t&uuml;n [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[3],"tags":[],"class_list":["post-134","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-bilim"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/134","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=134"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/134\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":399,"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/134\/revisions\/399"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=134"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=134"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=134"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}