{"id":177,"date":"2026-08-21T12:02:25","date_gmt":"2026-08-21T12:02:25","guid":{"rendered":"https:\/\/baharkilic.org\/?p=177"},"modified":"2026-08-21T13:14:53","modified_gmt":"2026-08-21T13:14:53","slug":"evrende-yasam-olmasi-kacinilmaz-mi-yoksa-buyuk-bir-tesaduf-mu","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/baharkilic.org\/?p=177","title":{"rendered":"Evrende ya\u015fam olmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz m\u0131, yoksa b\u00fcy\u00fck bir tesad\u00fcf m\u00fc?"},"content":{"rendered":"<blockquote>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;D<\/span><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">r. Nick Lane evrimsel biyokimya, ya\u015fam\u0131n k&ouml;keni ve karma\u015f\u0131k h&uuml;crelerin evrimiyle ilgili ara\u015ft\u0131rmalar y&uuml;r&uuml;ten bir \u0130ngiliz biyokimyac\u0131d\u0131r. Londra &Uuml;niversitesi T\u0131p Fak&uuml;ltesi mezunudur. &Uuml;&ccedil; pop&uuml;ler bilim kitab\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra&nbsp;<em>Nature<\/em> ve <em>New Scientist<\/em> gibi &ouml;nemli bilim dergilerinde yay\u0131mlanan &ccedil;ok say\u0131da makalenin de yazar\u0131d\u0131r. Son kitab\u0131 &#8220;<a href=\"http:\/\/www.amazon.com\/Life-Ascending-Great-Inventions-Evolution\/dp\/0393065960\" target=\"_blank\">Life Ascending: The Ten Great Inventions of Evolution<\/a>&#8220;<em>&nbsp;(Y&uuml;kselen Ya\u015fam: Evrimin En B&uuml;y&uuml;k 10 \u0130cad\u0131),&nbsp;<\/em>2010&#8217;da Y\u0131l\u0131n Bilim Kitaplar\u0131 dal\u0131nda Royal Society &Ouml;d&uuml;l&uuml;ne lay\u0131k g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. &Ccedil;evirmi\u015f oldu\u011fum ve a\u015fa\u011f\u0131daki okuyaca\u011f\u0131n\u0131z yaz\u0131, bir&ccedil;ok ateist bilim insan\u0131ndan biri olarak da &uuml;nlenen Nick Lane&#8217;e ait olup&nbsp;<em>New Scientist<\/em><\/span><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"> dergisinin Haziran 2012 tarihli say\u0131s\u0131nda <a href=\"https:\/\/www.newscientist.com\/article\/mg21428700-100-life-is-it-inevitable-or-just-a-fluke\/\" target=\"_blank\">yay\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r<\/a>.<\/span><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small; color: #808080;\">&nbsp;<\/span><\/p>\n<\/blockquote>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"\/image.axd?picture=2012%2f7%2f20120623.jpg\" alt=\"\" width=\"263\" height=\"345\" \/><\/p>\n<h2>Ya\u015fam: ka&ccedil;\u0131n\u0131lmaz m\u0131, yoksa sadece bir tesad&uuml;f m&uuml;?&nbsp;<\/h2>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Kepler uzay teleskobunun keskin g&ouml;zlemleri sayesinde, her ge&ccedil;en g&uuml;n kendimizinkine benzeyen daha da fazla gezegen ke\u015ffediyoruz. Hen&uuml;z D&uuml;nya&rsquo;ya t\u0131pat\u0131p benzeyen bir gezegen bulabilmi\u015f de\u011filiz; ancak ke\u015ffedilen bu benzer gezegenlerin say\u0131s\u0131 o kadar fazla ki, galaksimizde bunlardan daha &ccedil;ok varm\u0131\u015f gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Bu ke\u015fifler, eski bir paradoksu da yeniden g&uuml;ndeme getiriyor ve fizik&ccedil;i Enrico Fermi&rsquo;nin 1950&rsquo;de sordu\u011fu \u015fu soruyu tekrar sormam\u0131za neden oluyor: <strong>Evrende ya\u015fam\u0131n var olabilece\u011fi bir&ccedil;ok ortam varsa ve uzayl\u0131 ya\u015fam formlar\u0131 yayg\u0131n olarak bulunuyorsa, neredeler?<\/strong> Yar\u0131m as\u0131rd\u0131r devam eden &ldquo;uzayda ya\u015fam arama&rdquo; &ccedil;al\u0131\u015fmalar\u0131ndan elimiz bo\u015f d&ouml;n&uuml;yoruz.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Evren, elbette &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir yer. Frank Drake&rsquo;in evrende ya\u015fam\u0131n olas\u0131l\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin &uuml;nl&uuml;, iyimser &#8220;denklemi&#8221; bile, zeka sahibi uzayl\u0131 ya\u015fam formlar\u0131na rastlama ihtimalimizin &ccedil;ok d&uuml;\u015f&uuml;k oldu\u011funu g&ouml;steriyor: <em>Oralarda bir yerlerde olsalar bile onlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131ndan hi&ccedil; haberdar olmayabiliriz.<\/em>&nbsp;Ancak bu cevap, art\u0131k hi&ccedil; kimseyi tatmin etmiyor.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;&Ccedil;ok daha derin a&ccedil;\u0131klamalar mevcut. Belki de uzayl\u0131 medeniyetler, g&ouml;z a&ccedil;\u0131p kapay\u0131ncaya kadar belirip kayboluyordur; ba\u015fka gezegenleri kolonize edecek hale gelene kadar kendilerini yok ediyorlard\u0131r. Veya bir di\u011fer ihtimal: ko\u015fullar m&uuml;kemmel olsa da, ya\u015fam nadiren ortaya &ccedil;\u0131k\u0131yordur.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Bu ve buna benzer sorular\u0131 evrene bakarak cevaplayam\u0131yorsak, acaba ipu&ccedil;lar\u0131n\u0131 kendi gezegenimize bakarak elde edebilir miyiz? Ya\u015fam, D&uuml;nya&rsquo;da sadece bir kez do\u011fdu; ve e\u011fer elimizdeki tek &ouml;rnek de bu bir tanesiyse, ona bakarak &ccedil;ok kapsay\u0131c\u0131 bir sonuca varamayabiliriz. Ama i\u015f bununla bitmiyor. Ya\u015fam i&ccedil;in gerekli ve zorunlu bir unsur olan enerjiyi inceleyerek, evrende basit ya\u015fam formlar\u0131n\u0131n &ccedil;ok yayg\u0131n oldu\u011fu, ama bunlar\u0131n her zaman bitki ve hayvan gibi karma\u015f\u0131k yap\u0131lara evrilmedi\u011fi sonucuna da varabiliriz. Yan\u0131l\u0131yor olabilirim ama e\u011fer hakl\u0131ysam; D&uuml;nya&rsquo;da ya\u015fam\u0131n ilk kez ortaya &ccedil;\u0131k\u0131\u015f\u0131yla karma\u015f\u0131k canl\u0131lar\u0131n g&ouml;r&uuml;lmeye ba\u015flanmas\u0131 aras\u0131nda ge&ccedil;en uzun zaman dilimi, uzayl\u0131lar\u0131 ke\u015ffetmek i&ccedil;in daha &ccedil;ok zaman ge&ccedil;mesi gerekti\u011fi ile ilgili bamba\u015fka a&ccedil;\u0131klamalara i\u015faret ediyor demektir.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Canl\u0131lar, sadece ya\u015famlar\u0131n\u0131 devam ettirmek i&ccedil;in bile muazzam bir enerjiye ihtiya&ccedil; duyar. Yediklerimiz, b&uuml;t&uuml;n canl\u0131 h&uuml;crelere g&uuml;&ccedil; veren <strong>ATP<\/strong> isimli bir yak\u0131ta d&ouml;n&uuml;\u015ft&uuml;r&uuml;l&uuml;r. Bu yak\u0131t, g&uuml;n i&ccedil;inde s&uuml;rekli geri d&ouml;n&uuml;\u015f&uuml;me u\u011frar. \u0130nsanlarda bu miktar g&uuml;nde ortalama 70-100 kg civar\u0131ndad\u0131r. Bu y&uuml;ksek miktardaki yak\u0131t, enzimler taraf\u0131ndan olu\u015fturulur. Enzimler, milyonlarca y\u0131l s&uuml;ren evrim s&uuml;recinde, tepkimelerle ortaya &ccedil;\u0131kan kullan\u0131labilir enerjiyi son damlas\u0131na kadar de\u011ferlendirmeye uyarlanm\u0131\u015f olan biyolojik kataliz&ouml;rlerdir.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;\u0130lk canl\u0131lara g&uuml;&ccedil; vermi\u015f olan enzimler, b&uuml;y&uuml;k ihtimalle \u015fimdikiler kadar etkili de\u011fildi. Dolay\u0131s\u0131yla ilk h&uuml;creler, b&uuml;y&uuml;y&uuml;p b&ouml;l&uuml;nebilmek i&ccedil;in &ccedil;ok daha fazla enerjiye ihtiya&ccedil; duyuyordu; muhtemelen de modern h&uuml;crelerin yakla\u015f\u0131k binlerce veya milyonlarca kat\u0131 kadar. Bu durum, evrenin geri kalan\u0131nda da ayn\u0131 \u015fekilde ge&ccedil;erli olmal\u0131d\u0131r. Bu muazzam enerji ihtiyac\u0131, ya\u015fam\u0131n k&ouml;kenine dair hipotezlerde genellikle g&ouml;z ard\u0131 ediliyor. D&uuml;nya&rsquo;daki bu ilk enerji kayna\u011f\u0131 ne olabilir? Y\u0131ld\u0131r\u0131mlar veya ultraviyole radyasyonu gibi eski a&ccedil;\u0131klamalar yeterli de\u011fil. \u015eu anda ya\u015fayan hi&ccedil;bir canl\u0131n\u0131n enerjisini bunlardan elde etmedi\u011fi ger&ccedil;e\u011fi bir yana; e\u011fer ge&ccedil;mi\u015fte b&ouml;yle olduysa bile, bu enerjiyi belli bir yerde toplayacak bir yap\u0131 da bulunmuyordu. \u0130lk canl\u0131lar gidip de kendilerine enerji kayna\u011f\u0131 aram\u0131\u015f olamayaca\u011f\u0131na g&ouml;re, enerjinin bol bulundu\u011fu bir yerden bu a&ccedil;\u0131\u011f\u0131 gidermi\u015f olmal\u0131d\u0131rlar.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Bug&uuml;nk&uuml; canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n b&uuml;y&uuml;k bir k\u0131sm\u0131, enerjisini G&uuml;ne\u015f&rsquo;ten sa\u011fl\u0131yor. Fakat bildi\u011fimiz gibi fotosentez, karma\u015f\u0131k bir s&uuml;re&ccedil;tir. Dolay\u0131s\u0131yla ilk canl\u0131lara enerji sa\u011flam\u0131\u015f olan ba\u015fka bir kaynak olmal\u0131. Peki bu kaynak ne olabilir? Ya\u015fam\u0131n tarihini, basit h&uuml;crelerin genomlar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmak suretiyle yeniden yaratmak baz\u0131 s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131 da beraberinde getirir. Yine de bu &ccedil;al\u0131\u015fmalar\u0131n hepsinin sonucu, ayn\u0131 noktaya i\u015faret eder: &Ouml;yle g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor ki ilk h&uuml;creler, enerji ve karbonlar\u0131n\u0131, hidrojen (H<sub>2<\/sub>) ve karbondioksit (CO<sub>2<\/sub>) gazlar\u0131ndan elde ediyordu. H<sub>2<\/sub> ile CO<sub>2<\/sub>&rsquo;in tepkimesi, do\u011frudan organik molek&uuml;ller &uuml;retir ve enerji salar. Bu &ouml;nemli bir nokta, &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu basit molek&uuml;llerin olu\u015fmas\u0131 da yeterli de\u011fil. Basit molek&uuml;llerin bir araya gelerek, ya\u015fam\u0131n yap\u0131 ta\u015flar\u0131 olan zincirleri de olu\u015fturmalar\u0131 gerekir, ki bu da &ccedil;ok daha fazla enerji gerektiren bir s&uuml;re&ccedil;tir.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;\u0130lk canl\u0131lar\u0131n enerjiyi nereden elde ettikleriyle ilgili elimizdeki bir di\u011fer ipucu da, bildi\u011fimiz b&uuml;t&uuml;n canl\u0131larda bulunan bir enerji &uuml;retim mekanizmas\u0131d\u0131r. Bu mekanizman\u0131n ke\u015ffi bile o kadar beklenmedik bir \u015feydi ki, nihayet 1961 y\u0131l\u0131nda \u0130ngiliz biyokimyac\u0131 Peter Mitchell taraf\u0131ndan ortaya at\u0131lana kadar 20 y\u0131l boyunca ate\u015fli tart\u0131\u015fmalara yol a&ccedil;m\u0131\u015ft\u0131.&nbsp;<\/span><\/p>\n<h3>Evrensel Kuvvet Alan\u0131&nbsp; &nbsp;&nbsp;<\/h3>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Mitchell, h&uuml;crelerin enerjisinin kimyasal tepkimelerden de\u011fil, bir t&uuml;r elektrikten; h&uuml;cre zar\u0131ndaki protonlar (elektrik y&uuml;kl&uuml; hidrojen &ccedil;ekirde\u011fi) aras\u0131ndaki konsantrasyon (deri\u015fim) fark\u0131ndan sa\u011flan\u0131yor olabilece\u011fini &ouml;nerdi. Protonlar art\u0131 y&uuml;kl&uuml; oldu\u011fu i&ccedil;in aralar\u0131ndaki deri\u015fim fark\u0131, h&uuml;cre zar\u0131n\u0131n iki b&ouml;lgesi aras\u0131nda yakla\u015f\u0131k 150 millivolt&rsquo;luk bir elektrik gerilimi yarat\u0131r. \u0130lk etapta kula\u011fa az gelen bu miktar\u0131n, 1 milimetrenin 5 milyonda biri kadar bir mesafe i&ccedil;in ge&ccedil;erli oldu\u011funu unutmay\u0131n. Bundan daha b&uuml;y&uuml;k mesafelerde meydana gelen alan kuvveti ger&ccedil;ekten de muazzamd\u0131r. &Ouml;rne\u011fin, 1 metrede yakla\u015f\u0131k 30 milyon volt olu\u015fur, ve bu da bir y\u0131ld\u0131r\u0131m\u0131n enerjisine e\u015fde\u011ferdir.<\/span><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;<\/span><br \/><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Mitchell, elektrik &uuml;reten bu g&uuml;ce &ldquo;<strong>proton motive g&uuml;&ccedil;<\/strong>&rdquo; ismini takt\u0131. Bu isim, Y\u0131ld\u0131z Sava\u015flar\u0131 filmindeki bir terime benziyor olsa da, asl\u0131nda hi&ccedil; de isabetsiz bir tan\u0131m de\u011fildir. Temelde b&uuml;t&uuml;n h&uuml;creler, D&uuml;nya&rsquo;daki canl\u0131l\u0131k i&ccedil;in genetik kod kadar evrensel olan bir kuvvet alan\u0131 taraf\u0131ndan enerji sa\u011flar. Bu muazzam elektrik gerilimi, do\u011frudan organlara aktar\u0131labilir ve &ouml;rne\u011fin bakteri kam&ccedil;\u0131s\u0131n\u0131n hareketini sa\u011flayabilir; veya i\u015flenerek, enerjice zengin bir yak\u0131t olan ATP (Adenozin trifosfat)&rsquo;a d&ouml;n&uuml;\u015ft&uuml;r&uuml;lebilir.<\/span><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;<\/span><br \/><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Fakat bu kuvvet alan\u0131n\u0131n &uuml;retimi ve aktar\u0131m\u0131 &ccedil;ok karma\u015f\u0131k bir i\u015flemdir. ATP&rsquo;yi yapan enzim, protonlar\u0131n i&ccedil;eri do\u011fru akmas\u0131yla enerjilendirilen bir d&ouml;ner motordur. Zar gerilimini &uuml;retmeye yarayan bir di\u011fer protein (<strong>NADH dehidrogenaz<\/strong>) ise, buharl\u0131 bir motora benzer. Protonlar\u0131 d\u0131\u015far\u0131 atmaya yarayan bir pistonu vard\u0131r. Bu iki ola\u011fan&uuml;st&uuml; nanoskopik makine, &ccedil;ok uzun bir do\u011fal se&ccedil;ilim s&uuml;recinin &uuml;r&uuml;n&uuml; olmal\u0131d\u0131r. (<a href=\"http:\/\/www.youtube.com\/watch?v=3y1dO4nNaKY\" target=\"_blank\">ATP sentezi ile ilgili video<\/a> &#8211; \u0130ngilizce) Dolay\u0131s\u0131yla ilk ya\u015fam i&ccedil;in gerekli enerjiyi sa\u011flam\u0131\u015f olamazlar. Bu da bizi &ccedil;&ouml;z&uuml;lmesi zor bir soruya getirir:<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">Ya\u015fam, enerjiyi adeta i&ccedil;er ve ilkel h&uuml;creler bundan daha fazlas\u0131na ihtiya&ccedil; duymu\u015f olmal\u0131d\u0131r. Bu y&uuml;ksek enerji miktarlar\u0131, b&uuml;y&uuml;k ihtimalle bir proton gradyan\u0131ndan (=protonun elektrik kuvvetinden diyebiliriz) k&ouml;ken alm\u0131\u015ft\u0131r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu mekanizman\u0131n evrenselli\u011fi, onun &ouml;nceden evrilmi\u015f olmas\u0131n\u0131 gerektirir. Peki ama ilkel canl\u0131lar, bug&uuml;n b&ouml;ylesine karma\u015f\u0131k bir d&uuml;zenek gerektiren bir i\u015flemi nas\u0131l ger&ccedil;ekle\u015ftirmi\u015f olabilir? B&ouml;yle y&uuml;ksek miktarlarda enerjiyi elde etmenin &ccedil;ok basit bir yolu vard\u0131r. Dahas\u0131 bu yol, ya\u015fam\u0131n ortaya &ccedil;\u0131k\u015f\u0131n\u0131n sand\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan da kolay olabilece\u011fini g&ouml;sterir.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Benim tercih etti\u011fim cevap, \u015fu anda NASA&rsquo;n\u0131n Jet Yak\u0131t\u0131 Laboratuvar\u0131&rsquo;nda g&ouml;revli olup, onun &ouml;ncesinde okyanus taban\u0131ndaki hidrotermal bacalar &uuml;zerinde &ccedil;al\u0131\u015fm\u0131\u015f olan jeolog Michael Russell&rsquo;\u0131n, 20 y\u0131l &ouml;nce &ouml;nerdi\u011fi ile ayn\u0131. &ldquo;<strong>Deniz alt\u0131 bacalar\u0131<\/strong>&rdquo; dendi\u011finde bir&ccedil;ok insan\u0131n akl\u0131na, t&uuml;tmekten kararm\u0131\u015f ve dev t&uuml;p solucanlar\u0131yla &ccedil;evrili k&ouml;r&uuml;kler geliyor. Oysa Russell&rsquo;\u0131n kafas\u0131ndaki imge &ccedil;ok daha m&uuml;tevazi bir \u015feydi: Alkalen hidrotermal bacalar. Bunlar volkanik de\u011fildir ve t&uuml;tmezler de. D&uuml;nya&rsquo;n\u0131n manto tabakas\u0131ndaki elektronca yo\u011fun kayalar\u0131n i&ccedil;erisine (&ouml;rne\u011fin; demir-magnezyum mineral olivini), deniz suyunun s&uuml;z&uuml;lmesiyle olu\u015furlar.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"\/image.axd?picture=2012%2f7%2fOkyanus-tabanlar%c4%b1nda-hidrotermal-bacalar-bulunur.jpg\" alt=\"\" width=\"391\" height=\"294\" \/><\/p>\n<p>&nbsp;<img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"\/image.axd?picture=2012%2f7%2fblacksmoker_550x3501.jpg\" alt=\"\" width=\"400\" height=\"254\" \/><\/p>\n<p>&nbsp;<span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Olivin ve su etkile\u015fime girerek, serpantinit olu\u015fmas\u0131na neden olur (<strong>serpantinle\u015fme<\/strong>). Bu i\u015flem, kayay\u0131 genle\u015ftirip &ccedil;atlatarak daha fazla suyun i&ccedil;eri girmesine ve dolay\u0131s\u0131yla tepkimenin devam etmesine yol a&ccedil;ar. Serpantinle\u015fme, hidrojence zengin, alkalen (yani protonca fakir) s\u0131v\u0131lar meydana getirir. Bundan a&ccedil;\u0131\u011fa &ccedil;\u0131kan \u0131s\u0131 ise, bu s\u0131v\u0131lar\u0131n deniz taban\u0131na geri p&uuml;sk&uuml;rt&uuml;lmesini sa\u011flar. Bu s\u0131v\u0131lar, daha so\u011fuk olan deniz suyu ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131klar\u0131nda, mineraller &ccedil;&ouml;kmeye ba\u015flar ve 60 metre y&uuml;ksekli\u011fe &ccedil;\u0131kabilen bacalar olu\u015fur. B&ouml;ylesi bacalar, Russell&rsquo;\u0131n da fark etti\u011fi gibi ya\u015fam\u0131n olu\u015fmas\u0131 i&ccedil;in gereken her \u015feyi sa\u011flar; ve hatta 4 milyar y\u0131l &ouml;nce sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r da.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;D&uuml;nya&rsquo;n\u0131n ilkel ko\u015fullar\u0131nda oksijen yok denecek kadar azd\u0131, dolay\u0131s\u0131yla okyanuslarda bol miktarda &ccedil;&ouml;z&uuml;nm&uuml;\u015f halde demir bulunuyordu. B&uuml;y&uuml;k olas\u0131l\u0131kla bug&uuml;n olandan &ccedil;ok daha fazla miktarda da CO<sub>2<\/sub> bulunuyordu, yani denizler hafif asidikti (=&ccedil;ok fazla proton bar\u0131nd\u0131r\u0131yordu). B&ouml;yle bir ortamda neler olaca\u011f\u0131n\u0131 bir d&uuml;\u015f&uuml;n&uuml;n. G&ouml;zenekli bacalar\u0131n i&ccedil;erisinde, incecik mineral duvarlarla &ccedil;evrili ve birbirilerine ba\u011fl\u0131 olan ufak, h&uuml;cremsi bo\u015fluklar vard\u0131r. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde, CO<sub>2<\/sub>&#8216;i organik molek&uuml;llere d&ouml;n&uuml;\u015ft&uuml;r&uuml;rken h&uuml;crelerin kulland\u0131\u011f\u0131 kataliz&ouml;rlerin ayn\u0131lar\u0131, bu duvarlar\u0131n yap\u0131s\u0131nda bulunur; -&ccedil;e\u015fitli demir, nikel ve molibden s&uuml;lf&uuml;rleri gibi.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Hidrojence zengin s\u0131v\u0131lar, katalitik mikro-g&ouml;zeneklerden meydana gelen bu labirentten s&uuml;z&uuml;lerek ge&ccedil;er. Normalde CO<sub>2<\/sub> ile H<sub>2<\/sub>&rsquo;in tepkimeye girmesini sa\u011flamak zordur: CO<sub>2<\/sub>&#8216;i yakalay\u0131p hapsederek k&uuml;resel \u0131s\u0131nmay\u0131 durdurma &ccedil;abalar\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan sorun da tam olarak budur. Yani sadece kataliz&ouml;rlerin varl\u0131\u011f\u0131 yeterli olmayabilir. Fakat canl\u0131 h&uuml;creler, karbon yakalamak i&ccedil;in sadece kataliz&ouml;rleri de\u011fil, bu tepkimeyi ba\u015flatmak i&ccedil;in de <strong>proton gradiyanlar\u0131<\/strong> kullan\u0131r. Bir bacan\u0131n alkalen s\u0131v\u0131lar\u0131 ile asidik suyu aras\u0131nda da do\u011fal bir proton gradiyan\u0131 mevcuttur. Bu do\u011fal proton motive g&uuml;&ccedil; , organik molek&uuml;llerin olu\u015fumunu tetiklemi\u015f olabilir mi? Bundan tam anlam\u0131yla emin olmak i&ccedil;in hen&uuml;z &ccedil;ok erken. Ben de tam olarak bu soru &uuml;zerine &ccedil;al\u0131\u015f\u0131yorum ve &ouml;n&uuml;m&uuml;zde heyecan verici geli\u015fmeler ya\u015fanabilir. Ama \u015fimdilik cevab\u0131n &ldquo;evet&rdquo; oldu\u011funu varsayarak tahminlerde bulunmakla yetinelim. Bu neyi &ccedil;&ouml;zer? &Ccedil;ok \u015feyi &ccedil;&ouml;zer. CO<sub>2<\/sub> ile H<sub>2<\/sub> aras\u0131ndaki tepkimeye engel olan \u015fey ortadan kalkt\u0131 m\u0131, tepkime h\u0131zla yay\u0131lacakt\u0131r. Dahas\u0131, H<sub>2<\/sub> ve CO<sub>2<\/sub>&#8216;in, canl\u0131larda bulunan h&uuml;creleri (<em>amino aistler, lipidler, \u015fekerler ve n&uuml;kleobazlar<\/em>) olu\u015fturmak &uuml;zere alkalen hidrotermal bacalardaki ko\u015fullar alt\u0131nda birle\u015fmesi, ger&ccedil;ekten de enerji salan bir s&uuml;re&ccedil;tir.<\/span><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp;<\/span><br \/><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Bu da demek oluyor ki, ya\u015fam\u0131n ortaya &ccedil;\u0131k\u0131\u015f\u0131 <strong>termodinami\u011fin 2. yasas\u0131yla &ccedil;eli\u015fmedi\u011fi gibi bizzat bu yasaya tabidir<\/strong>. Gezegen &ccedil;ap\u0131ndaki bir dengesizli\u011fin ka&ccedil;\u0131n\u0131lmaz sonucudur. Elektronca zengin kayalar, elektronca fakir ve asidik olan okyanuslardan, baca sistemleri taraf\u0131ndan delinen ince bir kabukla ayr\u0131lm\u0131\u015f olur. Baca sistemleri, bu elektrokimyasal itici g&uuml;c&uuml; h&uuml;cremsi sistemlere y&ouml;neltir. B&uuml;t&uuml;n gezegenin koca bir pil oldu\u011funu d&uuml;\u015f&uuml;nebiliriz; h&uuml;cre ise, ayn\u0131 ilkelerle olu\u015fan minik bir pildir.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Doldurulmas\u0131 gereken bo\u015fluklar oldu\u011funu kabul ediyorum; organik molek&uuml;ller &uuml;reten bir elektrokimyasal reakt&ouml;r ile ya\u015fayan ve nefes alan bir h&uuml;crenin olu\u015fumu aras\u0131nda pek &ccedil;ok a\u015fama vard\u0131r. Ama resmin tamam\u0131n\u0131 bir an i&ccedil;in hayal edin. <strong>Ya\u015fam\u0131n k&ouml;keni i&ccedil;in &ccedil;ok k\u0131sa bir al\u0131\u015fveri\u015f listesi yeterlidir: <\/strong>Kaya, su ve CO<sub>2<\/sub>.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Su ve olivin, evrende en &ccedil;ok bulunan maddelerden ikisidir. G&uuml;ne\u015f Sistemi&rsquo;ndeki bir&ccedil;ok gezegenin atmosferinde bol miktarda CO<sub>2<\/sub> bulunur, dolay\u0131s\u0131yla onun da evrende yayg\u0131n bir madde oldu\u011funu s&ouml;yleyebiliriz. Serpetinle\u015fme kendili\u011finden olabilen bir tepkimedir ve herhangi bir \u0131slak ve kayal\u0131k gezegende meydana gelebilir. Bu a&ccedil;\u0131dan bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda evrenin, basit h&uuml;crelerle kayn\u0131yor olmas\u0131 gerekir- \u015fartlar uygun oldu\u011funda ya\u015fam\u0131n ortaya &ccedil;\u0131kmas\u0131 ger&ccedil;ekten de ka&ccedil;\u0131n\u0131lmaz olabilir. Yani D&uuml;nya&rsquo;daki ya\u015fam\u0131n, \u015fartlar uygun hale geldi\u011fi anda ba\u015flam\u0131\u015f olmas\u0131 hi&ccedil; de \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 de\u011fildir.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Peki sonra neler olur? Basit canl\u0131l\u0131k bir kere ortaya &ccedil;\u0131kt\u0131ktan sonra, ko\u015fullar m&uuml;saitse kademeli bir \u015fekilde daha karma\u015f\u0131k formlara evrilir. Ama D&uuml;nya&rsquo;da b&ouml;yle olmam\u0131\u015ft\u0131r. Basit h&uuml;crelerin ortaya &ccedil;\u0131k\u0131\u015f\u0131yla onlar\u0131n karma\u015f\u0131k formlara d&ouml;n&uuml;\u015f&uuml;m&uuml; aras\u0131nda, gezegenin toplam &ouml;mr&uuml;n&uuml;n neredeyse yar\u0131s\u0131 kadar s&uuml;ren bir gecikme ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. Dahas\u0131, 4 milyarl\u0131k evrim s&uuml;recinde basit h&uuml;creler, sadece bir kez karma\u015f\u0131k yap\u0131lara d&ouml;n&uuml;\u015fm&uuml;\u015ft&uuml;r. Bu, olduk&ccedil;a \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 bir durum.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;E\u011fer basit h&uuml;creler milyarlarca y\u0131l i&ccedil;erisinde daha karma\u015f\u0131k h&uuml;crelere evrildiyse, bir&ccedil;ok ge&ccedil;i\u015f h&uuml;cresi var olmu\u015f ve baz\u0131lar\u0131 da hala ya\u015f\u0131yor olmal\u0131yd\u0131. Bunun yerine, arada b&uuml;y&uuml;k bir bo\u015fluk vard\u0131r. Bir yanda hem genom hem de h&uuml;cre hacmi bak\u0131m\u0131ndan k&uuml;&ccedil;&uuml;k olan bakteriler var: bunlar do\u011fal se&ccedil;ilime uygun bir d&uuml;zende olup, h&uuml;creler diyar\u0131nda adeta birer sava\u015f u&ccedil;a\u011f\u0131 gibidir. Di\u011fer yanda da b&uuml;y&uuml;k ve hantal &ouml;karyot h&uuml;creler var: bunlar da sava\u015f u&ccedil;a\u011f\u0131ndan &ccedil;ok u&ccedil;ak gemilerine benzetilebilir. Tipik bir tek h&uuml;creli &ouml;karyot h&uuml;cre, bir bakteriden 15.000 kat daha b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r ve genomu da bu oranla uyumludur.<\/span><\/p>\n<h3>&nbsp;B&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;nme&nbsp; &nbsp;&nbsp;<\/h3>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;D&uuml;nya&rsquo;daki b&uuml;t&uuml;n karma\u015f\u0131k canl\u0131lar, yani hayvanlar, bitkiler, mantarlar..vb &ouml;karyottur ve ayn\u0131 atadan evrilmi\u015ftir. Dolay\u0131s\u0131yla &ouml;karyotlar\u0131n atas\u0131n\u0131 olu\u015fturacak olan tek seferlik bir olay ger&ccedil;ekle\u015fmemi\u015f olsayd\u0131, bal\u0131klar, dinozorlar, bitkiler ve insans\u0131 maymunlar da var olamayacakt\u0131. <strong>Basit h&uuml;creler, karma\u015f\u0131k h&uuml;crelere evrilecek h&uuml;cre mimarisine sahip de\u011fildir.<\/strong><\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Peki neden? Bu konuyu yak\u0131n zamanda, d&uuml;nyan\u0131n &ouml;nde gelen h&uuml;cre biyologlar\u0131ndan biri olan D&uuml;sseldorf &Uuml;niversitesi&rsquo;nden Bill Martin ile birlikte ara\u015ft\u0131rd\u0131m. &Ccedil;e\u015fitli h&uuml;crelerin metabolik h\u0131zlar\u0131 ve genom b&uuml;y&uuml;kl&uuml;klerini &ouml;l&ccedil;erek, basit h&uuml;crelerin b&uuml;y&uuml;rken ne kadar enerjiye gereksinim duyacaklar\u0131n\u0131 hesaplad\u0131k&nbsp;<a href=\"http:\/\/www.nature.com\/nature\/journal\/v467\/n7318\/full\/nature09486.html\" target=\"_blank\">(<em>Nature<\/em>, C. 467, S. 929)<\/a>. &Ccedil;al\u0131\u015fman\u0131n sonunda, <strong>b&uuml;y&uuml;menin, h&uuml;creye ola\u011fan&uuml;st&uuml; bir enerji bedeli yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g&ouml;rd&uuml;k. <\/strong>Bir bakteriyi &ouml;karyot h&uuml;cre b&uuml;y&uuml;kl&uuml;\u011f&uuml;ne getirmeye kalkt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, kendisine e\u015fde\u011fer bir &ouml;karyota k\u0131yasla bu bakterinin her geni ba\u015f\u0131na d&uuml;\u015fen enerji miktar\u0131, onlarca-y&uuml;zlerce kat azal\u0131yordu. Bir h&uuml;crenin, i&ccedil;erdi\u011fi her gen i&ccedil;in y&uuml;ksek miktarda enerjiye ihtiyac\u0131 vard\u0131r &ccedil;&uuml;nk&uuml; genin protein &uuml;retmesi, yo\u011fun enerji gerektiren bir i\u015flemdir. Bir h&uuml;crenin enerjisinin &ccedil;o\u011fu protein &uuml;retiminde harcan\u0131r.<\/span><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Bakterinin b&uuml;y&uuml;mekle bir \u015fey kazanmayaca\u011f\u0131 fikri, bir&ccedil;ok karma\u015f\u0131k h&uuml;creden daha b&uuml;y&uuml;k olan birtak\u0131m dev bakterilerin (&ouml;rne\u011fin <em>Epulopiscium<\/em>) varl\u0131\u011f\u0131 nedeniyle ilk bak\u0131\u015fta &ccedil;eli\u015fkili gelebilir. <em>Epulopiscium<\/em>, cerrahbal\u0131\u011f\u0131n\u0131n ba\u011f\u0131rsaklar\u0131nda ya\u015far, fakat genomunun yakla\u015f\u0131k 200.000 kopyas\u0131na sahiptir. B&uuml;t&uuml;n bu kopya genomlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131nda toplam DNA miktar\u0131 da fazla oldu\u011fu halde, <em>Epulopiscium<\/em>&rsquo;un herhangi bir geninin kopyas\u0131na d&uuml;\u015fen enerji miktar\u0131, normal bir bakterininkiyle ayn\u0131d\u0131r. Bunlar dev h&uuml;creler olarak de\u011fil de, daha ziyade h&uuml;crelerin bir araya gelmesiyle olu\u015fan bir h&uuml;cre toplulu\u011fu olarak d&uuml;\u015f&uuml;n&uuml;lmelidir.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;O halde, b&uuml;y&uuml;k bakterilerin neden bu kadar fazla genom kopyas\u0131na ihtiyac\u0131 vard\u0131r? H&uuml;crelerin, zarlar\u0131 boyunca olu\u015fan kuvvet alan\u0131ndan enerji sa\u011flad\u0131klar\u0131n\u0131 ve bu zar geriliminin bir y\u0131ld\u0131r\u0131m\u0131nkine e\u015fde\u011fer oldu\u011funu hat\u0131rlay\u0131n. H&uuml;creler, kendilerini tahlikeye atma pahas\u0131na hata m\u0131 yap\u0131yor? Ne de olsa zar geriliminin kontrol&uuml;n&uuml; kaybettikleri anda &ouml;lebilirler. 20 y\u0131l &ouml;nce biyokimyac\u0131 John Allen, genomlar\u0131n, protein &uuml;retimini d&uuml;zenlemek suretiyle h&uuml;crenin zar gerilimini kontrol alt\u0131nda tuttuklar\u0131n\u0131 ve bu anlamda h&uuml;cre i&ccedil;in vazge&ccedil;ilmez olduklar\u0131n\u0131 &ouml;nerdi. Bu genomlar, yerel de\u011fi\u015fimlere s&uuml;ratle m&uuml;dahale edebilmek i&ccedil;in zar\u0131n yak\u0131nlar\u0131nda bulunmak zorundad\u0131r. Allen ve konuyla ilgilenenen di\u011fer bilim insanlar\u0131, bu a&ccedil;\u0131klaman\u0131n &ouml;karyotlar i&ccedil;in ge&ccedil;erli oldu\u011funu g&ouml;steren bir&ccedil;ok kan\u0131t elde etti; ayn\u0131 \u015feyin basit h&uuml;creler i&ccedil;in de ge&ccedil;erli oldu\u011funu d&uuml;\u015f&uuml;nmemiz i&ccedil;in gayet tutarl\u0131 nedenlerimiz var.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"\/image.axd?picture=2012%2f7%2fokaryotb.jpg\" alt=\"\" width=\"451\" height=\"371\" \/><span style=\"font-size: small; color: #888888;\"><strong><span style=\"font-family: verdana,geneva;\">&nbsp;<\/span><\/strong><\/span><\/p>\n<p><img decoding=\"async\" src=\"\/image.axd?picture=2012%2f7%2fprokaryot22.jpg\" alt=\"\" \/><\/p>\n<p style=\"text-align: center;\"><span style=\"font-size: small; color: #000000;\"><span style=\"font-family: verdana,geneva;\"><strong>\u015eekil:<\/strong> Prokaryot h&uuml;cre yap\u0131s\u0131<\/span><\/span><\/p>\n<p>&nbsp;<span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>&nbsp; &nbsp;O halde basit h&uuml;crelerin kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kald\u0131\u011f\u0131 sorun \u015fu:<\/strong> Daha b&uuml;y&uuml;k ve karma\u015f\u0131k hale gelebilmek i&ccedil;in daha fazla enerji &uuml;retmeleri gerekiyor. Bunu yapmalar\u0131n\u0131n tek yolu, zar\u0131n enerji &uuml;retimine yarayan alanlar\u0131n\u0131 geni\u015fletmek. Fakat zar alan\u0131 geni\u015fledik&ccedil;e, olu\u015fan gerilimi kontrol alt\u0131nda tutabilmek i&ccedil;in de genomlar\u0131n\u0131n tamam\u0131n\u0131n kopyalar\u0131n\u0131 &uuml;retmek zorundalar; ki bu da gen kopyas\u0131 ba\u015f\u0131na d&uuml;\u015fen enerjiyi hi&ccedil; de art\u0131rmayacak. Di\u011fer bir de\u011fi\u015fle, basit h&uuml;crelerin gen say\u0131s\u0131 artt\u0131k&ccedil;a, onlardan elde edecekleri kazan\u0131m da azal\u0131yor. Ve i\u015fe yaramayan genlerden olu\u015fan bir genom hi&ccedil; de avantajl\u0131 bir \u015fey de\u011fil. Bakteri i&ccedil;in bu durum, daha karma\u015f\u0131k hale gelmek ad\u0131na ciddi bir engeldir; &ccedil;&uuml;nk&uuml; bir bal\u0131\u011f\u0131n veya a\u011fac\u0131n yap\u0131m\u0131, bakterinin sahip oldu\u011fundan &ccedil;ok daha fazla gen gerektirir.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Peki &ouml;karyotlar bu sorunu nas\u0131l &ccedil;&ouml;zm&uuml;\u015f: <strong>Mitokondri geli\u015ftirerek.<\/strong><\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"\/image.axd?picture=2012%2f7%2fmitokondri+nedir.gif\" alt=\"\" width=\"374\" height=\"224\" \/><\/p>\n<p style=\"text-align: center;\"><span style=\"color: #000000;\"><span style=\"font-family: verdana,geneva; font-size: small;\"><strong>\u015eekil:<\/strong> Mitokondri<\/span><\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Yakla\u015f\u0131k 2 milyar y\u0131l &ouml;nce basit bir h&uuml;cre bir \u015fekilde, bir di\u011fer basit h&uuml;crenin i&ccedil;ine girdi. \u0130&ccedil;ine girdi\u011fi konak h&uuml;crenin kimli\u011fi hakk\u0131nda &ccedil;ok kesin bilgiye sahip de\u011filiz, ama i&ccedil;erisinde b&ouml;l&uuml;nmeye ba\u015flayan bir bakterinin var oldu\u011funu biliyoruz. &lsquo;H&uuml;cre i&ccedil;inde h&uuml;cre&rsquo;den olu\u015fan bu yap\u0131lar, birbirileriyle rekabet halindeydi. Enerji &uuml;retme kapasitesini kaybetmeden daha h\u0131zl\u0131 &ccedil;o\u011falmay\u0131 ba\u015faranlar\u0131n say\u0131s\u0131, sonraki nesillerde art\u0131yordu (do\u011fal se&ccedil;ilim).<\/span><br \/><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Nesiller ge&ccedil;tik&ccedil;e bu endosimbiyotik bakteriler, hem ATP yap\u0131m\u0131 i&ccedil;in gerekli zara, hem de zar gerilimini kontrol alt\u0131nda tutabilecek bir genoma sahip olan k&uuml;&ccedil;&uuml;k g&uuml;&ccedil; jenerat&ouml;rlerine evrildi. Bu s&uuml;re&ccedil;te, bakteri h&uuml;cresindeki b&uuml;t&uuml;n gereksiz unsurlar ortadan kalkt\u0131. \u0130lkel mitokondri 3000 genlik bir genoma sahipken, g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde bu genlerden geriye yakla\u015f\u0131k 40 tanesi kalm\u0131\u015ft\u0131r. Konak h&uuml;crede ise durum farkl\u0131yd\u0131. Mitokondriyal genom k&uuml;&ccedil;&uuml;ld&uuml;k&ccedil;e, konak gen kopyas\u0131 ba\u015f\u0131na d&uuml;\u015fen enerji artt\u0131 ve b&ouml;ylece onun genomu b&uuml;y&uuml;meye f\u0131rsat bulmu\u015f oldu. Filolarca mitokondrinin &uuml;retti\u011fi ATP sayesinde konak h&uuml;cre, DNA&rsquo;s\u0131n\u0131 biriktirmeye ve hacmen b&uuml;y&uuml;meye f\u0131rsat buldu. Mitokondrileri, h&uuml;cre &ccedil;ekirde\u011finde DNA ta\u015f\u0131yan helikopter filolar\u0131 olarak d&uuml;\u015f&uuml;nebilirsiniz. Mitokondriyal genomlar, kendi gereksiz DNA&rsquo;lar\u0131ndan kurtulduk&ccedil;a, hafifleyerek daha da a\u011f\u0131r y&uuml;kler ta\u015f\u0131yabilir hale geldiler. B&ouml;ylece &ccedil;ekirdek genomunun b&uuml;y&uuml;mesi m&uuml;mk&uuml;n oldu.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">Bu dev genomlar, karma\u015f\u0131k ya\u015fam\u0131n evrilmesine yol a&ccedil;an ham maddeyi sa\u011flad\u0131. Yani mitokondri, karma\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 yaratmad\u0131, onun olmas\u0131na izin verdi. Enerji sorununun nas\u0131l &ccedil;&ouml;z&uuml;mlendi\u011fine ili\u015fkin bundan daha uygun bir a&ccedil;\u0131klama bulmak zor; ve bunun D&uuml;nya&rsquo;da sadece bir kez ger&ccedil;ekle\u015fti\u011fini de biliyoruz &ccedil;&uuml;nk&uuml; b&uuml;t&uuml;n &ouml;karyotlar tek bir ortak atadan evrilmi\u015ftir.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<h3>Hilkat garibesi&nbsp;<\/h3>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Bu durumda karma\u015f\u0131k ya\u015fam\u0131n ortaya &ccedil;\u0131k\u0131\u015f\u0131, tesad&uuml;fen olu\u015fan tek bir olaya dayan\u0131yor: bir h&uuml;crenin bir di\u011ferinin i&ccedil;ine ka&ccedil;mas\u0131na. Bu t&uuml;r ili\u015fkiler karma\u015f\u0131k h&uuml;crelerde yayg\u0131n olabilir, fakat basit h&uuml;crelerde ola\u011fan&uuml;st&uuml; nadirdir. Sonu&ccedil; da kesindir: bu yak\u0131n ortaklar, torunlar\u0131 ortaya &ccedil;\u0131kana kadar birlikte pek &ccedil;ok adaptasyon ge&ccedil;irmi\u015ftir.<\/span>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Bu veriler, zeka sahibi uzayl\u0131lar\u0131 bulma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 pek de art\u0131rm\u0131yor. Basitten karma\u015f\u0131\u011fa do\u011fru ilerleyen ka&ccedil;\u0131n\u0131lmaz bir evrimsel yol olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g&ouml;steriyor. Milyarlarca y\u0131l boyunca &ccedil;ok say\u0131daki bakteri pop&uuml;lasyonunda i\u015fleyen sonsuz do\u011fal se&ccedil;ilim, hi&ccedil;bir zaman karma\u015f\u0131kl\u0131\u011fa yol a&ccedil;mayabilir. Basit&ccedil;e ifade etmek gerekirse bakteriler, bunun i&ccedil;in gerekli yap\u0131ya sahip de\u011fildir. Kendi ya\u015famlar\u0131 i&ccedil;in enerji bak\u0131m\u0131ndan s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildirler; sorunu ancak, hacimlerinin artmas\u0131 ve genomlar\u0131n\u0131n b&uuml;y&uuml;mesi i&ccedil;in gereken unsurlar\u0131 inceledi\u011fimizde g&ouml;rebiliriz. Bakterilerin, enerji arazisindeki derin bir vadide bulunduklar\u0131n\u0131 ve oradan &ccedil;\u0131kamad\u0131klar\u0131n\u0131 ancak o zaman anlayabiliriz.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;O halde ya\u015fam\u0131n olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 nedir? Evrende basit h&uuml;crelerin yayg\u0131n olarak var olmamas\u0131 \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 olurdu. Basit h&uuml;creler, her yerde fazlaca bulunan maddelerden yap\u0131l\u0131r (su, kaya ve CO<sub>2<\/sub>) ve termodinamik olarak var olmalar\u0131 da ka&ccedil;\u0131n\u0131lmazd\u0131r. D&uuml;nya&rsquo;n\u0131n erken d&ouml;nemlerinde ortaya &ccedil;\u0131km\u0131\u015f olmalar\u0131, istatistiksel olarak tuhaf olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, aksine tam da bekledi\u011fimiz \u015feydir.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Drake denkleminin iyimser varsay\u0131m\u0131na g&ouml;re, ya\u015fam\u0131n ortaya &ccedil;\u0131kt\u0131\u011f\u0131 gezegenlerdeki canl\u0131lar\u0131n zeka sahibi olma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 %1&rsquo;dir. Ama e\u011fer ben hakl\u0131ysam, karma\u015f\u0131k canl\u0131lar\u0131n var olma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 hi&ccedil; de o kadar y&uuml;ksek de\u011fil. Bizim gezegenimizde, 4 milyar y\u0131lda sadece bir kez meydana gelen bir tesad&uuml;f sonucunda olu\u015ftu, yani gayet ender bir olay ger&ccedil;ekle\u015fti. Evrenin ba\u015fka bir yerinde de buna benzer bir &ldquo;tuhafl\u0131k&rdquo; olabilir elbette. Karma\u015f\u0131kl\u0131\u011fa giden yoldaki enerji engelini ba\u015fka t&uuml;rl&uuml; k\u0131rmak m&uuml;mk&uuml;n g&ouml;r&uuml;nm&uuml;yor.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;Bu \u015fekilde mant\u0131k y&uuml;r&uuml;tt&uuml;\u011f&uuml;m&uuml;zde, D&uuml;nya benzeri gezegenlerin ya\u015fam bar\u0131nd\u0131r\u0131yor olmas\u0131 bir ihtimal dahilinde olsa da, bunlar\u0131n karma\u015f\u0131k h&uuml;crelere evrilmesi olduk&ccedil;a zor g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Dolay\u0131s\u0131yla Mars&rsquo;ta basit h&uuml;crelerin evrildi\u011fini ke\u015ffetsek bile, bu bize, evrenin di\u011fer yerlerindeki hayvan yo\u011funlu\u011fu hakk\u0131nda fazla bir veri sunmayacakt\u0131r.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;B&uuml;t&uuml;n bunlar, uzayl\u0131lara dair herhangi bir iz bulamad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 a&ccedil;\u0131klamaya yard\u0131mc\u0131 olabilir. Bununla birlikte, ortaya at\u0131lm\u0131\u015f olan ba\u015fka olas\u0131l\u0131klar da belki ge&ccedil;erlidir; di\u011fer gezegenlerdeki ya\u015fam\u0131n, gama \u0131\u015f\u0131n patlamas\u0131 gibi birtak\u0131m y\u0131k\u0131c\u0131 olaylar nedeniyle zeka sahibi uzayl\u0131lar\u0131n evrilmesine f\u0131rsat kalmadan yok olmu\u015f olabilece\u011fi ihtimali gibi. B&ouml;yle bir \u015fey olduysa, galaksimizdeki zeka sahibi uzayl\u0131lar\u0131n say\u0131s\u0131 ger&ccedil;ekten de az demektir. Ama belki de baz\u0131lar\u0131, &ccedil;ok yak\u0131n kom\u015fular\u0131m\u0131z olarak ya\u015f\u0131yordur.<\/span><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">&nbsp; &nbsp;E\u011fer birg&uuml;n onlarla ger&ccedil;ekten tan\u0131\u015f\u0131rsak, bahse girece\u011fim tek bir \u015fey var:&nbsp;<strong style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\">Onlar\u0131n da mitokondrileri olacakt\u0131r.<\/strong><\/span><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>Makale kayna\u011f\u0131:&nbsp;<\/strong>Lane N., <a href=\"https:\/\/www.newscientist.com\/article\/mg21428700-100-life-is-it-inevitable-or-just-a-fluke\/\"><em>Life: is it inevitable or just a fluke?<\/em><\/a>, New Scientist, 2012.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: verdana, geneva; font-size: small;\"><strong>&Ccedil;eviri:<\/strong> felis agnosticus<\/span><\/p>\n<h3>\u015eunlar da ilginizi &ccedil;ekebilir:<\/h3>\n<ul>\n<li>\n<div><a href=\"\/post\/2012\/07\/04\/Yeni-Baslayanlar-icin-Yasamin-Kokeni\">Yeni Ba\u015flayanlar \u0130&ccedil;in Ya\u015fam\u0131n K&ouml;keni<\/a><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><a href=\"\/post\/2011\/04\/25\/abiyogenesis-theories\">Abiyogenez kuram\u0131 ve hipotezleri<\/a><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><a href=\"\/post\/2017\/03\/08\/Dunyanin-en-eski-fosilleri-kesfedildi\">D&uuml;nyan\u0131n en eski fosilleri ke\u015ffedildi<\/a><\/div>\n<\/li>\n<li>\n<div><a href=\"\/post\/2017\/06\/23\/Yasamin_Baslangicindan_Havvaya_Belgesel_serisi\">Ya\u015fam\u0131n Ba\u015flang\u0131c\u0131ndan Havva&#8217;ya<\/a><\/div>\n<\/li>\n<\/ul>\n<p>&nbsp;<img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"\/image.axd?picture=2012%2f7%2fdn21343-2_300.jpg\" alt=\"\" width=\"367\" height=\"280\" \/><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>&nbsp; &nbsp;Dr. Nick Lane evrimsel biyokimya, ya\u015fam\u0131n k&ouml;keni ve karma\u015f\u0131k h&uuml;crelerin evrimiyle ilgili ara\u015ft\u0131rmalar y&uuml;r&uuml;ten bir \u0130ngiliz biyokimyac\u0131d\u0131r. Londra &Uuml;niversitesi T\u0131p Fak&uuml;ltesi mezunudur. &Uuml;&ccedil; pop&uuml;ler bilim kitab\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra&nbsp;Nature ve New Scientist gibi &ouml;nemli bilim dergilerinde yay\u0131mlanan &ccedil;ok say\u0131da makalenin de yazar\u0131d\u0131r. Son kitab\u0131 &#8220;Life Ascending: The Ten Great Inventions of Evolution&#8220;&nbsp;(Y&uuml;kselen Ya\u015fam: Evrimin En [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[3],"tags":[],"class_list":["post-177","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-bilim"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/177","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=177"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/177\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":333,"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/177\/revisions\/333"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=177"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=177"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/baharkilic.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=177"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}