AAAS’in Akıllı Tasarım’a ilişkin kararı
Evrim teorisi bilim dünyasında kabul görmüyor mu? Evrim çürütüldü mü? Bilim insanları evrimi kabul etmiyor mu? Bu iddiaları ciddiye almayın, çünkü bilim insanları bunun tam tersini söylüyor.
AAAS (American Association for the Advancement of Science) veya Türkçe ismiyle Amerikan Bilimin İlerlemesi Birliği, kâr amacı gütmeyen uluslararası bir kuruluştur. 2008 yılı sayımına göre 126.995 bireysel ve kurumsal üyesiyle dünyanın en büyük bilim topluluğudur. Aynı zamanda ünlü bilim dergisi Science‘ın da yayıncı kuruluşudur. Birliğin temel amaçları bilim insanları arasında yardımlaşmayı ve bilimsel sorumluluğu teşvik etmek, bilimsel özgürlüğü savunmak, bilim eğitiminin ve insanlığın iyiliği adına bilimsel gerçeklerin herkese ulaşmasını sağlamaktır. Aşağıda, AAAS’in Akıllı Tasarım düşüncesine ilişkin görüşlerini içeren açıklaması bulunmaktadır. (Orijinal metin)

Akıllı Tasarım Teorisine İlişkin AAAS Yönetim Kurulu Karar Metni
Biyolojik evrime ilişkin çağdaş teori, bilimsel araştırmaların en sağlam ürünlerinden birisidir. Biyolojinin birçok alanındaki çalışmaların temelini oluşturmakla kalmaz, aynı zamanda bilim eğitiminin de asli bir unsurudur. Öğrencilerimizin, günümüzün teknolojik dünyasında bilgili ve sorumlu birer birey olmalarını istiyorsak, onlara mevcut bilimsel çalışmaların temelinde yatan teorileri ve deneysel kanıtları öğretmemiz gerekir.
Akıllı Tasarım (Intelligent Design; ID) isimli sözde “teorinin” savunucuları yıllardır, bilim dünyasında kabul edilmiş olan biyolojik evrime ilişkin bilimsel teoriye karşı çıkmaktadır. Bu çabalarının bir parçası olarak devlet okullarının bilim eğitimi müfredatına “akıllı tasarım teorisini” sokma arayışına girmişlerdir. Bu kişiler, “akıllı tasarım teorisini” sanki bilimsel kanıtlara dayanan bilimsel bir yenilikmiş gibi kamuya sunma çabasındadır. Bunun, dünyadaki canlı çeşitliliğinin kökenine ilişkin, günümüzde bilimsel olarak kabul edilmiş olan evrim teorisinden daha geçerli bir açıklama getirdiğini iddia etmektedirler. Bu çabalarına cevaben pek çok bilim insanı ve bilim filozofu, “akıllı tasarımı” eleştiren yazılar yazmış; içeriğindeki kavramsal hataları, bilimsel kanıttan yoksun oluşunu ve bilimsel verileri çarpıtarak yanlış çıkarımlar yapıldığını gözler önüne sermiştir.
“Akıllı tasarım teorisinin” bilim eğitiminin kalitesine yönelik bir tehdit olduğunun bilincinde olan AAAS Yönetim Kurulu, oybirliğiyle şu karara varmıştır:
Madem “akıllı tasarım teorisi” savunucuları, mevcut evrim teorisinin canlıların çeşitliliğine dair bir açıklama getiremediğini iddia ediyor;
Madem akıllı tasarımcılar, bu iddialarını kanıtlayacak herhangi bir geçerli bilimsel kanıt ortaya koyamıyor;
Madem akıllı tasarım akımı iddialarının sınanmasına ilişkin deneysel bir yöntem öneremiyor;
O hâlde, sözde “akıllı tasarım teorisinin” bilimsel dayanağı bulunmadığından, fen eğitiminin bir parçası olarak öğretilmesinin uygun olmadığına;
Ayrıca, AAAS’in ülke genelindeki yurttaşları, “akıllı tasarım teorisinin” devlet okullarının fen müfredatında öğretilmesine izin verecek politikalara karşı çıkmaya çağırmasına;
Ayrıca, AAAS’in üyelerini, fen eğitimi politikalarını denetleyen kişilerin bilimin niteliğini, güncel evrim kuramının içeriğini ve “akıllı tasarım teorisinin” fen eğitimine neden uygun olmadığını anlamalarına yardımcı olmaya çağırmasına;
Ayrıca, AAAS’in bağlı kuruluşlarını bu kararı desteklemeye ve desteklerini federal, eyalet ve yerel yönetimlerdeki ilgili makamlara iletmeye teşvik etmesine karar verilmiştir.
Bu metin, AAAS Yönetim Kurulu tarafından 18.10.2002 tarihinde kabul edilmiştir.
Konuyla ilgili yapılan açıklamalar:
Alan I. Leshner (AAAS Başkanı ve İdari Yayıncısı):
“ABD hükümeti, hiçbir çocuğun eğitim konusunda geride bırakılmayacağına söz verdi. Eğer akıllı tasarım, gerçekliği olan bir olgu gibi bilim eğitimine dahil edilirse, Amerika’daki öğrencilerin kafasını karıştıracağı kuvvetle muhtemeldir. Bu, Amerikan’ın bilim eğitimi konusundaki saygınlığına da leke sürecektir.”
Peter H. Raven (AAAS Yönetim Kurulu Başkanı):
“Akıllı tasarım-yaratılışçılık akımı, doğadaki rastlantısal mutasyonların ve doğal seçilimin, canlı çeşitliliğine bir açıklama getiremediğini ve bu konunun ancak doğaüstü bir aklın müdahalesiyle açıklanabileceğini savunur. Bu, ilginç bir felsefi ve teolojik yaklaşımdır, ve bazı insanlar bu yaklaşıma sempati duymaktadır. Ancak malesef bu yaklaşım, biyolojik evrim teorisinin karşısına, sanki bilimsel temeli olan bir rakipmiş gibi çıkarılmaya çalışılmaktadır. Akıllı tasarım ‘teorisi’ bugüne kadar meslektaşların incelemesinden geçmiş olan veya bilimsel yayınlarda yer alan herhangi bir kanıtla desteklenmiş değildir.”

