Yeni başlayanlar için Dünyanın yaşı
Bilimi açık ve basit terimlerle açıklayan “Yeni Başlayanlar İçin” (Our Origins Made Easy) serisinin bu bölümünde, gezegenimizin kaç yaşında olduğu ve bunu hangi tarihleme yöntemleri yoluyla öğrendiğimiz anlatılıyor. Dünyanın yaşı hakkında bilim bize neler söyler? Bilimin bulguları yaratılışçılık ile nasıl çelişir? Dünyanın sadece 6 bin yaşında olduğunu düşünen insanların mutlaka izlemesi gereken bir video.
Temeli esasen Tevrat’a dayanan, oradan da diğer dinî kitaplara ve evrim karşıtlığının temeli olan yaratılışçılık akımına geçmiş olan Genç Dünya yaratılışçılığı inancına göre, Tanrı Dünyayı 6 günde yaratmıştır. Bazı teologlar, bunu 6 devre olarak tanımlayarak işin içinden sıyrılmaya çalışır. Ancak bugün bilimsel bulgular sayesinde Dünyanın yaklaşık 4,54 milyar yıl, Evrenin de yaklaşık 13,8 milyar yıl yaşında olduğunu biliyoruz. Yani bilim, dinî kitaplardaki yaratılış mitlerini çoktan çürütmüştür. Ancak hem ülkemizde hem de dünyada varlığını sürdüren bu bilim düşmanı, gerici akımlar yüzünden kimileri hâlâ dinî kitaplarda yazan sayılara ve yaşlara inanıyor. Bu videoda ve aşağıdaki yazıda, insanlardan gizlenmeye çalışılan bilimsel gerçekler anlatılacak.
Dünyada bilinen en eski kayaçlardan bazıları, Kanada’daki Acasta Gnayslarıdır ve yaklaşık 4,03 milyar yıl önce oluşmuştur. Avustralya’daki Jack Hills bölgesinde bulunan ve yaklaşık 4,4 milyar yıllık oldukları belirlenen zirkon kristalleri, bilinen en eski Dünya kökenli mineraller arasındadır. Ancak bu bulgular, Dünyanın oluşum tarihini doğrudan belirlemek için yeterli değildir. Dünyanın yaklaşık 4,54 milyar yıllık yaşı, başta meteoritlerin radyometrik tarihlenmesi olmak üzere, Dünya ve Güneş Sisteminden elde edilen çeşitli verilerin birlikte değerlendirilmesiyle belirlenmiştir. Gelecekte bulunabilecek yeni örnekler veya geliştirilen çok daha hassas tarihleme yöntemleri sayesinde bu yaş daha da eski bir tarihe işaret edebilir. Fakat bunun aksi, yani 4,5 milyar yıldan daha genç olduğu ortaya çıkmayacaktır. Bu konu, bilimin ilerleyişine de güzel bir örnek teşkil eder. Her yeni buluş, her yeni bilgi bizi gerçeğe daha da yaklaştırır. Yaratılışçıların anlamakta sıkıntı çektiği şey de bilimin bu devinimidir. Bu bağlamda yeni verilerin önceki bilgileri her zaman geçersiz kılmadığını, bilimin doğası gereği mevcut bilgilerin geliştirilmesi, gerektiğinde düzeltilmesi ve yeni bilgilerin eklenmesi yoluyla ilerlediğini anlamak önemlidir.
Mutlak (kronometrik) ve göreli tarihleme yöntemleri:
Mutlak tarihleme, jeoloji ve arkeolojide kayaçların, minerallerin, organik kalıntıların ve çeşitli arkeolojik buluntuların sayısal yaşlarını belirlemek için kullanılan yöntemlerin genel adıdır. Göreli tarihleme ise, buluntuların veya jeolojik oluşumların birbirlerine göre hangi sırayla meydana geldiğini belirlemeye dayanır. Mutlak tarihlemeden farklı olarak doğrudan sayısal bir yaş vermez; incelenen örneklerin birbirlerine göre daha eski veya daha yeni olduğunu ortaya koyar.
Videoda mutlak tarihleme yöntemlerinden yalnızca bazıları anlatılmaktadır. Aşağıda çeşitli kaynaklardan derlediğim mutlak ve göreli tarihleme yöntemleri listelenmiştir. (Listede verilen süreler yaklaşık değerler olup, çeşitli koşullara göre değişiklik gösterebilir.)
▲ Stratigrafi (Tabakabilim): Kayaç tabakalarının sıralanmasını ve birbirleriyle ilişkilerini inceleyerek jeolojik oluşumların göreli yaşlarının belirlenmesini sağlar.
▲ Dendrokronoloji: Ağaçların yıllık büyüme halkalarının incelenmesine ve farklı ağaçlardan elde edilen halka dizilerinin karşılaştırılmasına dayanır. (Günümüz → yaklaşık 12.000 yıl öncesine kadar)
▲ DNA temelli tarihleme: Antik DNA analizleri ve moleküler saat yöntemleriyle genetik örneklerin, soyların veya evrimsel ayrılma olaylarının yaşlarının tahmin edilmesinde kullanılır.
▲ Arkeomanyetik tarihleme: Seramikler ve eski ocaklar gibi arkeolojik kalıntılar, yüksek sıcaklıklara kadar ısıtılıp soğuduklarında Dünyanın o dönemdeki manyetik alanına ilişkin bilgileri koruyabilir. Bu bilgiler incelenerek kalıntıların yaşları belirlenir.
▲ Paleomanyetik tarihleme: Kayaçlarda korunan eski manyetik alan kayıtlarının incelenmesine ve bilinen manyetik kutup değişimleriyle karşılaştırılmasına dayanır.
▲ Elektron Spin Rezonansı (ESR) veya Elektron Paramanyetik Rezonans (EPR) (Birkaç bin yıl – 3 milyon yıl)
▲ Termolüminesans (TL) (Birkaç yüz yıl – 500.000 yıl)
▲ Obsidiyen Hidrasyonu: Obsidiyenin yüzeyinden içeriye doğru suyun nüfuz etmesiyle oluşan hidrasyon tabakasının kalınlığından yararlanılarak geçen sürenin tahmin edilmesine dayanır.
▲ Amino Asit Rasemizasyonu (1.000 yıl – birkaç milyon yıl)
▲ Klor-36 (³⁶Cl) ile yüzey maruziyeti tarihlemesi
▲ Kozmojenik neon-21 (²¹Ne) ile yüzey maruziyeti tarihlemesi
▲ Radyometrik Tarihleme: Radyometrik tarihleme yöntemleri kayaçlarda, minerallerde, meteoritlerde ve bazı organik kalıntılarda bulunan radyoaktif izotopların zaman içinde belirli hızlarla bozunmasına dayanır. Bu yöntemlerde, radyoaktif izotopların bozunma hızları ve örneklerde ölçülen ilgili izotop miktarları veya oranları kullanılarak yaş hesaplamaları yapılır. Dünyanın yaklaşık 4,54 milyar yıllık yaşı da özellikle meteoritlerdeki kurşun izotoplarının incelenmesiyle belirlenmiştir. Bu yöntemler, 1969’da Apollo görevleriyle Dünyaya getirilmeye başlanan Ay kayaçlarının tarihlenmesinde de kullanılmıştır.
Bu yöntemlerin temeli, Henri Becquerel’in 1896’da radyoaktiviteyi keşfetmesiyle atıldı. Marie ve Pierre Curie’nin 1898’de polonyum ve radyumu keşfetmeleri, radyoaktivite araştırmalarına önemli katkılar sağladı. Ernest Rutherford ve Frederick Soddy’nin 1902–1903 yıllarında yaptıkları çalışmalar, radyoaktif bozunmanın belirli yasalara göre gerçekleştiğinin anlaşılmasını sağladı. Rutherford, 1905’te radyoaktivitenin jeolojik yaşların hesaplanmasında kullanılabileceğini gösterdi. Bertram Boltwood’un 1907’de, Arthur Holmes’un da 1911’de yayımladığı radyometrik yaş hesaplamaları, bu alanın gelişmesinde önemli aşamalar oldu. Soddy’nin 1913’te izotop kavramını geliştirmesi ve kütle spektrometrisindeki ilerlemelerle radyometrik tarihleme yöntemleri gelişmeye devam etti.

Resim: Radyoaktif izotoplar ve yarılanma ömürleri
Başlıca radyometrik tarihleme yöntemleri:
(Parantez içinde verilen süreler yaklaşık değerler olup, kullanılan örneğin türüne, ölçüm tekniğine ve çeşitli koşullara göre değişiklik gösterebilir. Bazı yöntemler için tek bir genel yaş aralığı belirtmek mümkün olmadığından süre verilmemiştir.)
⬤ Radyokarbon tarihleme yöntemi: (Günümüz → yaklaşık 50.000–60.000 yıl öncesine kadar)
Karbon-14 (¹⁴C) izotopunun radyoaktif bozunmasına dayanır. Başlıca ölçüm teknikleri orantılı gaz sayımı, sıvı sintilasyon sayımı ve günümüzde yaygın olarak kullanılan hızlandırıcı kütle spektrometrisidir (AMS). AMS, çok küçük örneklerdeki karbon-14 miktarının doğrudan ölçülmesini sağlar.
⬤ Potasyum-argon (K-Ar) (Birkaç bin yıldan milyarlarca yıla kadar)
⬤ Argon-argon (Ar-Ar)
⬤ Uranyum-kurşun (U-Pb)
⬤ Uranyum-toryum (U-Th): Bu yöntem, uranyum-234’ün toryum-230’a bozunması sonucunda oluşan izotop oranlarının incelenmesine dayanır.
⬤ Rubidyum-stronsiyum (Rb-Sr)
⬤ Samaryum-neodimyum (Sm-Nd)
⬤ İyot-ksenon (I-Xe)
⬤ Lantan-baryum (La-Ba)
⬤ Kurşun-kurşun (Pb-Pb): Bu tarihlemede kullanılan yaklaşımlardan biri izokron yöntemidir. Aynı jeolojik oluşumla ilişkili farklı örneklerin izotop oranlarının karşılaştırılmasıyla yaş hesaplanmasına dayanır. Dünyanın yaşının belirlenmesinde önemli rol oynayan Pb-Pb tarihlemesinde özellikle kurşun-204, kurşun-206 ve kurşun-207 izotoplarının oranları kullanılır.
⬤ Lutesyum-hafniyum (Lu-Hf)
⬤ Renyum-osmiyum (Re-Os)
⬤ Uranyum-toryum/helyum [(U-Th)/He]
⬤ Uranyum-uranyum (U-U)
⬤ Fizyon izleri yöntemi (20.000 yıldan birkaç milyar yıla kadar)
Kaynaklar:
- USGS; Geologic Time: Age of the Earth, 1997.
- Smithsonian Institution; Dating, tarihsiz.
- National Park Service; Geologic Timescale, Geologic Dating Techniques, and Numeric Ages, tarihsiz.
- National Park Service; Radiometric Age Dating, 2018.
- Geochimica et Cosmochimica Acta; Age of Meteorites and the Earth, 1956.
- USGS; Radiometric Dating, Geologic Time, and the Age of the Earth: A Reply to “Scientific” Creationism, 1986.
Serinin diğer bölümleri:
- Yeni Başlayanlar İçin Evrenin Tarihi
- Yeni Başlayanlar İçin Yaşamın Kökeni
- Yeni Başlayanlar İçin Doğal Seçilim
- Yeni Başlayanlar İçin Evrim Teorisi

