Dini Keşfetmek 22. Bölüm – Mutlak Ahlak ve Ahlaklı Olma Motivasyonu (Türkçe altyazılı/2 bölüm)
Dini Keşfetmek (Discovering Religion) serisinin 2 parçadan oluşan bu bölümünde, ahlak ve din ilişkisi değerlendiriliyor. Mutlak ahlak diye bir şey var olabilir mi? Ahlakın kaynağı dinler midir? İnsanlar herhangi bir dine inanmadan da ahlaklı olamaz mı? Dinler ahlakın temeliyse, tarihte din adına yapılan bunca kötülük ve kutsal kitaplarda yer alan ahlak dışı eylem ve söylemler nasıl yorumlanmalıdır? Videoda bu konular tarihsel verilerin ışığında ele alınıyor. Hiç kuşku yok ki ahlaklı olmak için dinlere ihtiyaç yoktur. Sevgi için de bir tanrıya ihtiyaç yoktur: Bir insanın ahlaki değerleri onun dini veya doğaüstü inançlarına göre değerlendirilemez. Bu bağlamda seküler ahlak, kaynağını doğaüstü buyruklardan değil insan aklından, toplumsal sözleşmeden ve ortak vicdandan alan kapsayıcı bir zemindir.
1. Bölüm:
Belli durumlarda inananlar için Tanrı aksini emretmiş olsa da doğruyla yanlışı birbirinden ayırt edebiliyor olmamız, ahlakın Tanrı’dan değil kendi öznel mantığımızdan geldiğini gösterir. Seküler ahlak, doğaüstü güçlerden geldiğine inanılan katı emirlere değil, doğru ve yanlışa dair kendi öznel yargılarımıza dayandığı için bilgilendiricidir. Videoda ayrıca That Mitchell and Web Look programından komik bir skeç de bulunuyor, izlemenizi öneririm 🙂
Videoda bahsi geçenlere benzeyen, yani Tanrı’nın emri olduklarına inanıldığı halde hiç de ahlaklı sayılmayan ve kendi değer yargılarımızla çelişen, dolayısıyla da en inançlı kişilerin bile yerine getirmeyeceği emirleri içeren bazı Kuran ayetlerini videoların altına sıraladım. Ayetlerin hepsi, çevirilerin sonradan (nedense?) yumuşatıldığı Diyanet İşleri’nin yeni mealinden alınmıştır. Diyanet’in eski mealinde ve Abdülbaki Gölpınarlı gibi Arapça dili uzmanlarının çevirilerinde, ayetlerdeki ifadeler çok daha serttir. Bütün mevcut mealleri karşılaştırmak için Diyanet’in sitesini ziyaret edebilirsiniz.
2. Bölüm:
Teistler, dayanak olarak alınacak (Tanrı’dan geldiğine inanılan) mutlak ahlak kuralları olmadan herkesin her istediğini yapabileceğini ve sorumluluk duygusunun kaybolacağını iddia ederler. Bu argümanı desteklemek için de, pek çok kişiye göre ahlaki olarak kötü işler yaptığı açık olan Hitler gibi tarihi figürlere başvururlar. Ne var ki Hitler’in yaptığı korkunç işleri zaten “Tanrı’nın rızasıyla” ve “Tanrı’nın emirleri doğrultusunda” yaptığına inandığı gerçeğini göz ardı ederler. Bu da bizi videoda anlatılan ve mutlak ahlak argümanını çürüten gerçekliğe götürür. Herkes kendi inancı doğrultusunda bir ahlak anlayışı geliştiriyorken, hattâ aynı dinin mensupları bile kendi inanç sistemlerindeki birçok ahlaki konuyu farklı biçimlerde yorumluyorken, “mutlak” veya “nesnel” bir ahlak kuralından gerçekten bahsedebilir miyiz? Madem ahlak kuralları dindarların (ve bu örnekte Hitler’in) iddia ettiği gibi değişmez ve mutlak (ne de olsa Tanrı’dan geliyorlar), o halde nesnel ahlakın birbirinden farklı bunca versiyonu nasıl olabiliyor? Ve eğer dünyada gerçekleşen olaylara bakış açımız böyle sabit kalacaksa, toplumsal ve kültürel değişimlerden etkilenmeyecekse, bilimsel verileri yok sayarak binlerce yıl öncesinin metinlerine tabi olacaksa, bu gerçekten iyi bir şey midir? İyi bir şey olmaması bir yana, böyle bir şey zaten mümkün müdür? İzleyeceğiniz videoda, bütün bu sorulara cevap aranıyor. Hitler’in konuşma ve yazılarından yapılan alıntılar videoların altında verilmiştir.
Kuran ayetleri:
Yaptıklarına bir karşılık ve Allah’tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. –Maide suresi; 38. ayet
Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke’den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir. –Bakara suresi; 191. ayet
Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. —Tevbe suresi; 5. ayet
Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı. –Nisa suresi; 89. ayet
Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona atılırlar. Eğer bunlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler, ellerini savaştan çekmezlerse, onları yakalayın ve onları nerede bulursanız öldürün. İşte bunlara karşı size apaçık bir yetki verdik.–Nisa suresi; 91.ayet
Yûsuf’u öldürün veya onu bir yere atın ki babanız sadece size yönelsin. Ondan sonra (tövbe edip) salih kimseler olursunuz. –Yusuf suresi; 9. ayet
Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz. Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. –Mumtehine suresi; 1. ayet
Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı korurlar. Başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. –Nisa suresi; 34. ayet
Eğer, yetim kızlar hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan başka kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz cariyeler ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur. –Nisa suresi; 3. ayet
Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da sana helâl kıldık. Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir.–Ahzab suresi; 50. ayet
Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir (öldürülür). –Bakara suresi; 178. ayet
Savaş esiri olarak sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar da size haram kılındı. Bunlar üzerinize Allah’ın emri olarak yazılmıştır. Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla (mehirlerini verip) istemeniz size helâl kılındı. Onlardan faydalanmanıza karşılık sabit bir hak olarak kendilerine mehirlerini verin. Mehir belirlendikten sonra, onunla ilgili olarak uzlaştığınız şeyler konusunda size günah yoktur. –Nisa suresi; 24. ayet
Kendilerine kitap verilenlerden Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah’ın ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslâm’ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın. –Tevbe suresi, 29. ayet
Ey inananlar! Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez. —Maide suresi; 38. ayet
Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dini(nin koymuş olduğu hükmü uygulama) konusunda onlara acıyacağınız tutmasın. Mü’minlerden bir topluluk da onların cezalandırılmasına şahit olsun. —Nur suresi; 2. ayet
Hitler’in sözlerinden alıntılar:
“Bir kişi hem inançlı olup hem de bütün hayatına anlam ve amaç vermiş olan şeyi görmezden gelerek yaşayamaz. Eğer esasi bir emir olmasaydı, bu böyle olmazdı. Ve bize bu emri dünyevi bir güç vermedi. Çünkü bu emri bize Tanrı, yani insanlarımızı yaratan Tanrımız verdi!” — Adolf Hitler, Triumph of the Will (İradenin Zaferi)
“Uğruna savaşmamız gereken şey, ırkımızın var olmaya devam etmesi ve büyümesi, çocuklarımızın mevcudiyeti, âri ırkımızın saf kalması ve Anavatan’ın özgürlüğü ve bağımsızlığı için şart olan bir güvencedir. Böylece insanlarımız, onlara Yaratıcı tarafından verilmiş olan görevi yerine getirebilirler.” — Adolf Hitler; Mein Kampf (Kavgam), 1. Bölüm – 8. Kısım
“Önderliğimin, Her Şeye Gücü Yeten Yaratıcı’nın emirleri ile tam bir uyum içinde olduğuna inanıyorum.” — Adolf Hitler, Mein Kampf (Kavgam), 1. Bölüm – 2. Kısım
“Özetle, ırkların karışmasının sonuçları her zaman şöyle olur: (a) Üstün olan ırkın seviyesi düşer; (b) bedensel ve zihinsel bozulma başlar ve bu da yaşamsal özün yavaş ama sürekli bir şekilde kurumasına yol açar. Böylesi bir sürece sebep olan eylemler, Ebedi Yaratıcı’nın nezdinde günahtır. Günah olduğu için de intikamı alınacaktır.” – Adolf Hitler, Mein Kampf (Kavgam), 1. Bölüm – 11. Kısım
Tüm bölümler:
Bazı bölümlerin eksik olduğunu göreceksiniz. Onların çevirisini yapmadım, çünkü bunlar bizleri çok ilgilendirmeyen, daha ziyade ABD ve Hristiyanlık çerçevesinde yapılan eleştirileri içeriyor.
1. Bölüm Hazır Dünya
5. Bölüm Bilimin Semantiği
6. Bölüm Evrim Teorisi
7. Bölüm Geçiş Türleri
8. Bölüm Archaeopteryx
9. Bölüm Körelmiş Organlar (2 bölüm)
10. Bölüm Neandertal
11. Bölüm İnsanın Kökeni
12. Bölüm İnsanın Ortaya Çıkışı
13. Bölüm Evrimin Öngörü Gücü
14. Bölüm Mikroevrim ve Makroevrim
15. Bölüm Geçmişte Bilimin Baskılanışı
21. Bölüm Hesap verme sorumluluğu ve Özgür İradenin yok oluşu
22. Bölüm Mutlak Ahlak ve Ahlaklı Olma Motivasyonu (2 bölüm)

